Sağlık bakanlığı tarafından 2-18 yaş arasında yaklaşık 6000 çocuk üzerinde yapılan Türkiye Ruh Sağlığı Profili çalışmasının sonucuna göre çocuk ve ergenlerde sorun davranış sıklığı %16.5, klinik düzeyde sorun davranış sıklığı %10.9’dur.

Klinisyenlerin gözlemleri ise çocuk ve ergenlerde en sık gözlenen sorunun anksiyete (kaygı) olduğu yönündedir. Çocuk ve ergenlerde kaygı okul performansında ve kişilerarası işlevsellikte bozulmalara neden olabilmektedir. Bu olumsuz etkiler erişkin yaşamda da gözlenen sorunlarla ilişkili bulunmaktadır.

Yapılan araştırmalar anksiyete ile birlikte depresyon, intihar ve kaygıyı bastırma amacıyla alkol ve madde kötüye kullanımı gibi olumsuz sonuçların sık görüldüğü bildirilmektedir.

Kaygının işlevi

Kaygının yaşamdaki zorlukları aşmada olumlu etkisi olduğu kabul edilir.

Gerekenden fazla ya da işlevsel olmadığında performansı olumsuz yönde etkiler.

Performans kaygısı nedir

Sosyal ya da performans sergilenmesi gereken durum ve ortamlarda (sınav, sahne vb.) başarısız olunacağı, diğer insanlar tarafından olumsuz değerlendirileceği yönünde beklentiden kaynaklı belirgin ve tutarlı kaygıdır. Kaygı duyulan ortamlardan ve durumlardan kaçınma ya da yoğun bir sıkıntıyla duruma katlanmayla sonuçlanır

Hangi durumlarda performans kaygısı gözlemlenir

• Sınav
• Tanıştırılma
• Bir işi yaparken izlenme
• Şaka yapılması
• Başkalarının önünde yazı yazma
• Başkalarıyla yemek yeme
• Topluluk önünde konuşma
• Alışveriş yapma
• Telefonla sipariş verme

Çocukların karşılaştıkları çevresel ve içsel uyaranları sürekli olarak tehdit edici olarak algılamaları ve bu durumun düşüncelerine egemen olması korku ve kaygı ile sonuçlanmaktadır . Kaygısı olan çocukların olumsuz bir bilgi üzerine daha detaylı düşündükleri, bir başka deyişle diğer çocuklara kıyasla bir durumu pek çok bakımdan olumsuz olarak değerlendirmeye eğilimli oldukları bildirilmektedir.