Aile içi geçimsizlik varsa ve çift mutlu değilse “boşanma” kararı nasıl verilmeli?

Boşanma kararı iki erişkinin hayatlarını planlamak adına verecekleri çok ciddi bir karar. Bu kararda kültürel yapıları gibi, sosyal olarak iletişim halinde bulundukları kişi ve ortamların değerlendirmeleri de kendi kararları kadar etkili olabiliyor.

İki erişkin için yaşantılarını birlikte geçirmek giderek zor hale geldiyse, özellikle karşılıklı değer verme/değer alma duygusundan uzaklaşıldıysa, ilişkinin devamı zaten oldukça “gösteri amaçlı” oluyor. Ancak yine de kararın zamanı, biçimi, tümüyle bu iki erişkine ait. Boşanmama da, ilişki hiç yolunda gitmese de, kişisel tercihleri olabilir, elbette.

Boşanmayı düşünen çiftler çocuğun durumu, psikolojisi açısından ne gibi tedbirler almalı?
Öncelikle sağlıklı yürümeyen bir evlilik ilişkisi içinde çocuğun da ruhsal yönden sağlıklı olamayacağı bilinmeli. Sadece çocuk olduğu için ilişkinin devamı planlanıyorsa hiç değilse ilişki daha kaliteli hale getirilmeye çalışılmalı.

Çocuğun ruhsal durumu için sağlanması gereken en sağlıklı konum, çocuğa kimin, hangi koşullarda bakacağının ayarlanmasıyla mümkün olur. Çocuğun hayat kalitesinin değişmeyeceğinin ya da en azından daha kötüye gitmeyeceğinin çocuğa anlatılması oldukça rahatlatıcıdır.

Ayrılma aşamasında erişkinler çocuğa büyüyeceği ortamla ilgili karmaşık, dengesiz bir yapı sunarlarsa kaçınılmaz olarak çocuk bu kaostan olumsuz etkilenir ve yoğun kayıp, yitim duygusu yaşar. Çocuğun mümkünse yaşadığı yer, okuduğu okul değiştirilmeden, anne ya da babasını tümden kaybettiği izlenimi verilmeden ayrılık sürecine hazırlanması gerekir.