oyun dönemi



Çocuğun dünyaya geldiği andan itibaren elleyerek, dokunarak, düşüp, kalkarak dünyayı tanıdığını belirten Reyhan Uzun, “Ona engel olmak, onun dünyasına sınır koymak, çevreyi tanımasını engeller, gelişimini duraksatır’ diyor ve ekliyor: ‘Çocuk soru sorar, çünkü öğrenmeye çalışır, ilişki kurar, insanları ve kendini tanımaya çalışır, oyun oynar, yaşamı tanımaya çalışır. Bundan dolayı çocuğun toplumsal bir birey olmasında birçok etkenin katkısı olduğu gibi, en büyük pay sahiplerinden biri de oyundur aslında. Oyun, zorlamasız kendiliğinden gelişen etkinliklerdir. Çocuk için iletişim, keşif, öğrenme, uğraş ve keyif alma aracıdır. Çocuğun en doğal öğrenme ortamıdır, cinsel ayrılıkların öğrenilmesi, rol modellerinin oluşması, benlik duygusunun gelişimi, etkin dil becerilerinin oluşmasına olanak sağlar. Bundan dolayı oyun aynı zamanda psikolojik sorunları olan, uyum ve davranış bozukluğu gösteren çocukların kendi doğal ortamlarında özgürce tanınmalarına olanak sağlar.’ dedi.

Oyun terapisi çocuklarla ilgili sorunları çözmede önemli 

Çocuk ve Ergen Psikoloğu Uzm. Psk. Reyhan Uzun, çocuğun oyun sırasında hayata dair herşeyin içinde olduğunu da vurguladı. Uzun, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Çocuk oyun oynarken taklit eder, yemek yapar, kızar, bağırır, aşık olur, polis, öğretmen olur, yani kısaca hayata dair her şey oyunun içindedir. Seçer, özgürdür, kısıtlama yoktur, yıkar tekrar oluşturur, kuralsızdır, kendini dener, sınırlarını belirler yani dünyasını kendi oluşturur. Çocuk bu şekilde aslında gerçekte olmasını beklediği şeyleri yapılandırır. Duygusal boşalım sağlar.Birçok açıdan yapıcı, bilgilendirici bir o kadar da teşvik edici ve güven kazandırma aracıdır.Kısaca oyun, çocuğun ruhsal, fiziki, sosyal açıdan gelişimini destekleyen, doğal yollu öğrenme ve gelişim aracıdır. Çocuk için en önemli uğraştır.’