Masallar,hayal dünyamızın kapılarını sonsuza kadar açan kültür zenginliklerimizdir. Kel oğlan, Ali Baba ve Kırk Ha­ramiler, Kırmızı Başlıklı Kız, Pamuk Prenses ve Yedi Cüce­ler okuduğumuz ya da dinlediğimiz masalların kahramanla­rındandır.

 Kaf Dagı’na Ulaşırız Ama Tırmanamayız ! 

Çünkü Kaf Dağı, bir hayal dağıdır. Masalların en ünlü dağıdır. Bazı gerçek dağların adını bilmeyiz ama Kaf Dağı’nı masallarda duyanlar sanki bu dağa defalarca gitmiş gibidirler.

Onun yüksekliği, hepimizin hayallerindeki kadar yüksek­tir. Gerçek güzelliklerden bile daha güzeldir. Orada istediği­niz çiçeği tohuma gerek kalmadan hayal gücünüzle yetiştire­bilirsiniz. Hayallerin güzelliği de budur.

Ne Keloglan’dan İmza Alabilirsiniz Ne De Kaf Dagı’na Giden Otobürse Binebilirsiniz !

Hayalle gerçeği karıştırmamamız gerekir. Masallar ve hi­kayeler hayal ürünüdür. Bize çeşitli dersler verir; iyilik, doğru­luk, cesaret gibi. Masallarda genellikle güzel ve mutlu sonlar vardır. Öyle ya, hayallerimizin kötü bitmesini hiçbir zaman istemeyiz değil mi?

Anka Kuşu, Bir Masal Kuşudur. Evimizde Kafeste Besleyemeyiz!

Masal bittiği anda gerçek hayat başlar. Masallardaki olay­lar ve karamanlar gerçek hayatta olmaz.

Masal bizim yaratıcılığımızı geliştirir. Masal okuduğumuz ya da dinlediğimiz zaman duygu ve düşüncelerimiz zengin­leşir. Olaylara farklı yönlerden bakmayı öğreniriz.