Korku, aslında çocuğun gelişim sürecinde normal olarak var olan bir duygudur. Korkular çoğunlukla 2 ? 5 yaş arası çocuklarda ortaya çıkarlar. Ebeveynden ayrılık ve terk edilme, çeşitli hayvanlar, yüksek ses ve karanlığa yöneliktir. Gelişim dönemi korkularında anne babalara düşen görev bu korkuları doğal olarak algılamak ve bu korkulara odaklanmamaktır. Böyle olduğu takdirde çocuk anne babanın tepkilerinden korkuların yersiz olduğu mesajını alır.

Tam tersi durumlarda ise, örneğin anne ve babaların bu korkulara odaklanması halinde, ?yok bişey, korkma, korkacak bir şey yok ki?.? Şeklindeki tepkileri çocukların aklında çeşitli soruları büyütmesine sebep olabilir. Örneğin çevrede karşılaşılan hayvanlara karşı anne babaların çekingenliği de çocuklar tarafından dikkatlice gözlenecek ve öğrenilir ve bu durum korkuların fobilere dönüşmesine neden olabilir.

Zaman zaman çocuklarımızın çevresindeki tüm değişikliklere ve olaylara yoğun bir kaygı ve korku ile baktığını fark edebiliriz. Bu kaygılar huzursuzluk, aşırı heyecan duyma, kolay yorulma, düşünceleri yoğunlaştırma zorluk çekme ya da zihnin durmuş gibi olması hali, ve uyku problemleri ile kendini gösterebilir. Bu tür durumlar çocuğun yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Çocuklarımız içsel sıkıntı ve streslerini zaman zaman sözel olarak dile getirememekte ve davranışları ile yardım çağrısında bulunmaktadırlar.

Korkuların çocuklarda görülme şekilleri yaşla ve cinsiyetle değişir. Fakat her korku da ?problem? olmayabilir ve zamanla azalır. Anne babalar, çocuğun duygusal doğallığını kısıtlayan yoğun korku ve kaygılarının farkına vardıkça onu azaltmak için adım atabilirler.