arkadaşında kalan çocuk



İster okul öncesi bir kuruma, isterse ilkokula başlasın her çocuk ilk haftadan itibaren kendindeki hızlı değişiklerle ailesini şaşırtır. Önceden her gittiği ortamda anne ve babasından, akrabalarından, varsa kardeşlerinden bahseden çocuk, okula başlamasıyla birlikte sürekli arkadaşlarından, öğretmenlerinden ve okulundan bahsetmeye başlar. Anne babasını onlarla kıyaslar, yaşı ilerledikçe de onları tercih eder. İlk haftadan itibaren evinde konuşulmayan konularda sorular sorar, yanında kullanılmayan “kötü” sözleri söyleyebilir veya arkadaşlarının bu sözleri söylediğinden bahseder ve ona karşı kesinlikle uygulanmayan tavırları sergileyebilir. Anne babalar çocuklarının sınıflarındaki düzenli, sorumluk sahibi, kibar ve çalışkan öğrencileriyle arkadaşlık kurmalarını istese de, çocuklar bazen sınıfın en yaramaz ve derslerle en az ilgili öğrencileriyle arkadaşlık kurarlar.

6-13 yaş arasındaki dönem, çocukların kendi fiziksel özellikleriyle en az ilgilendikleri, aileden uzaklaşmaya başlayıp kendi sosyal ortamlarını ilk kez kurmaya çalıştıkları, çevrelerinde olup bitene daha fazla ilgi gösterdikleri, arkadaşlık ilişkileri kurarak gerçek anlamda sosyalleşmeye başladıkları bir dönemdir. Okul çağının başlamasıyla belirlenen bu dönem, aynı zamanda çocuğun sosyal ortamının en radikal şekilde değiştiği zamandır. Çocuk, evinde tanıdığı ve benimsediği kişilerden uzaklaşıp, tanımadığı bir çevreye ve insanlara uyum sağlamaya çalışır. Bu yeni ortamda kendini tanıtmak ve kabul ettirmek zorundadır. Kendisini kayıtsız şartsız seven ve kabul edenlerin oluşturduğu aile ortamından sonra, belki de ilk hayal kırıklıklarını yaşar. Ne yaparsa yapsın bazı çocuklara kendini kabul ettiremeyeceğini fark eder. En sevdiği arkadaşının en sevdiği arkadaşının başka birisi olduğunu öğrenir bazen. Hasta olduğu için okula gidemediği birkaç günün ardından en sevdiği arkadaşının başkalarıyla arkadaşlık kurduğunu, o yokken konuşulan konulara yabancı kaldığını, bazı konular konuşulurken onu yanında istemediklerini görür. Bazen yeteri kadar hızlı koşamadığı yada yeteri kadar sevimli gözükmediği için istediği oyunlara ve gruplara giremediğini fark eder. Bir de ek olarak çocuklar çoğu zaman içgüdüsel davrandıklarından, arkadaşlarından gelen çok acımasız davranış, söz ve tavırlarla başetmeyi öğrenmeye çalışır.