Hemen heyecanlanmayın, durun, daha var sınava… Gelin sınava ilişkin birkaç soruyla başlayalım:

“Ne düşünüyorsun? Nasıl hissediyorsun? Nasıl davranıyorsun?” Şu sorularla devam edelim:“Ne düşünürsen, nasıl davranırsan, ne yaparsan sınav senin için kabus olmaktan çıkar? Sınava daha var ama bir de sınav kaygısı var.

Kaygı dediğimiz şey bilmediğimiz bir şey hakkında tasalanmaktır. Sonucunu tahmin edemediğimiz durumlarda kaygılanırız. Kimler kaygı yaşarlar dersin? Aranızda her şeyi bilmek isteyenler varsa işte onlar en çok kaygıyla karşı karşıya kalanlarınız.

Her şeyi bilmeliyim, mükemmel olmalıyım, başarı benim göbek adım, en yüksek puanı, notu ben almalıyım diyenler sözüm size, sizin için kaygı kaçınılmaz. “….malı,…meli” gibi düşünmeyip sınavlara hazırlanmayan, hazırlanamayanlar ama yüksek notlar, puanlar almak isteyenler, sizler de kaygı ile karşı karşıyasınız.

Sınavlara hazırlanan, yüzlerce binlerce soru çözen, neredeyse hayatı sınav ve sorular olan veeee başarısız olmaktan korkanlar, sizin için de sınav kaygısı kaçınılmaz.

Kim kaldı geriye? Doğrusu kimse kalmadı… Aslında herkes sınav kaygısı yaşar. Bazılarınız bunu daha çok yaşarken bazılarınız daha az yaşar. Hepinizde olan kaygının ne kadar olduğudur senin için önemli olan.

Düşünsene hiçbir şey öğrenmeseydin ya da öğrenmek ve hayata hazırlanmak için bir çaban olmasaydı hayat nasıl olurdu? Hissettiğin, yaşadığın kaygı son derece doğaldır. Daha doğrusu hissettiğin kaygı öğrenmek için seni güçlendirir. Ancak ve ancak çok fazla olduğunda seni engellemeye başlar. İyi de ben neden böyle hissediyorum? diyorsan.