çocuklarda cinsellik



Çocukların cinsellikle ilgili soruları ve bu konuya ilişkin merakları aslında dünyayı keşfetme sürecinde diğer meraklarıyla beraber başlar. Bu keşif kendi cinsiyet farkının fark edilmesiyle doğal soru sorma eğilimine dönüşür ve genellikle anne babaları zorlayacak sorularla kendini gösterir.

Ülkemizde eğitim kurumlarında cinselliğin de yer alması oldukça tartışmalı bir konu olsa da bu alanla ilgili çocuğun en güvenilir bilgiyi alması gereken yer anne babasıdır. Bu konu ile ilgili evrensel bilgilerin çocuğa aktarılması anne babalık görevleri arasındadır. Sorulan soruları ayıplamak, yanlış, eksik ya da karmaşık bilgi vermek, sessiz kalmak , çocuğun bu alanla ilgili merakını arttıracak ve uygun olmayan kaynaklardan bilgi edinme eğilimine girmesine sebep olacaktır.Anne babalar zaman zaman çocuğun cevapları anlamayacağını düşünseler de kısa, net ve doğru açıklanmış cevaplar çocuk için çoğunlukla tatmin edicidir.

Çocuklarda cinsellikle ilgili eğitimin verilmesi öncelikle cinsiyet farklıklarının keşfi ile başlar. Bebeklikten itibaren cinsel organlara yönelik bu ilgi 18 aydan sonra tuvalet eğitiminin de gündeme gelmesiyle tazelenir. Bununla ilgili sorular “Anne kızların neden önünde benimki gibi bir şey yok” “Babamın neden göğüsleri yok” gibi genel bedensel farklılıklar esasına dayanır. Çoğunlukla 2yaş civarı başlayan bu süreçte

-Çocuğun doğal gözlem yapmasına müsaade edilmelidir.( bu, çoğunlukla beraber banyo yapma şeklinde olsa da bu alışkanlığın en geç 4-5 yaşında sonlandırılması uygundur)
-Sorulan sorulara gereğinden fazla yanıt verilmemelidir.
-Cinsel organlarla ilgili isimlendirmelerde ortak bir dil oluşturulmalıdır. Anne baba için uygunsa “penis-vajina” gibi teknik sayılabilecek isimlendirmeler de öğretilebilir.
Yeni kardeşin geleceği haberi, hamile birinin görülmesi, TV gibi kaynaklarda kadın ve erkeğin basit cinsel temasının gözlenmesi bu alanla ilgili merakı ve keşif ihtiyacını arttıracaktır. Çocuğun bu alanla ilgili merakı ve soruları diğer alanlardakiler gibi oldukça doğal ve sağlıklıdır. Bu sorular karşısında endişeli davranmak, sessiz kalmak, ayıplamak çocukta utanç ve suçluluk yaratabilir ve ileriki yaşamında sağlıksız sonuçlar doğurabilir.