empati kurmak bebek



Empatiyi Öğretmek

Çocuğunuzun ikinci yılı tamamıyla kendine odak­lanmıştır. İlgileri, yeteneklerini geliştirdikçe yapabil­diklerine dayanır; yürümek ve konuşmak gibi. Dün­yanın kendi çevresinde döndüğüne ve istediği her şeyin onun olması gerektiğine inanır, özellikle de şu anda kendi kendine pek çok şeyi başarabiliyorken. Gerçi yavaş yavaş diğer insanların ondan ayrı olduklarını anlamaya başlasa da, ona bu insanların kendisininkilerden ayrı, kendilerine ait duyguları ol­duğunu öğretmek için erken değildir. Empati geliş­tirmesi, başkalarının duygularını etkileyebileceğini anlamaya başlamasından da etkilenir; örneğin elin­den oyuncağı alındığında üzülmesi gibi.

Empatiyi öğretmenin en iyi yolu, empatiyi kendi üzerinizde göstermektir. Çocuğunuza vücut dilini nasıl okuyabileceğini göstermek için elinizi uzatabi­lir ve örneğin başka bir çocuk ağladığında, bunun üzüldüğü anlamına geldiğini ya da kaşlarını çatma­nın memnun olmama anlamına geldiğini anlatabilir­siniz. Yüz ifadelerini kendi kelimelerinizle isimlen­dirmeniz, çocuğunuza başkalarının duygularını oku­mayı anlamasını sağlar. Bir yaşındaki bir çocuğun, sembollerin gerçek şeyler yerine kullanabileceğini anlamaya başlama­sı, ona empatiyi bir bebek yardımıyla anlatmanızı sağlayabilir. Ona bebeği nasıl tutacağını, nasıl sakinleştireceğini ve ağladığında nasıl karşılık verece­ğini gösterebilirsiniz. Başkalarının duygularını kendininkilerden daha fazla önemsemesi uzun yıllar alacaktır, ama başka insanların nasıl hissettiklerini anlatmak ve göstermek için her fırsatı kullanmak, gelişimi için oldukça önemlidir.

Çocuğunuza Hayal Kırıklıklarıyla Başa Çıkmasını Öğretmek

Çocuğunuzun kendi sınırları ya da sizin koyduğu­nuz sınırlamalar yüzünden hayal kırıklığı yaşaması oldukça yaygındır ve bu durumu genel olarak üzün­tü ya da sinir takip eder. Çocuğunuzun hayal kırıklıklarıyla başa çıkmaya çalışırken, düzgün bir seyir izlersiniz. Bir yandan, onun kendisini tehlikelere karşı güvende hissetmesini ve sıkça kendini başarı­sız hissetmesini istemezsiniz. Diğer yandan, daha fazlasını öğrenmek için meydan okumasını, ki bu yaşta bu durum genellikle deneyimlerle kazanılır, işe yaramasa bile bazı düşüncelerini gerçekleştir­meye çalışmasını istersiniz. Hem gereksiz hayal kı­rıklığını önlemek, hem de biraz rahatsız olmanın ne demek olduğunu anlamasını isterseniz. En iyi yakla­şım, çocuğunuzu dikkatli bir şekilde izleyip, ne za­man karışacağınıza karar vermektir. Eğer bir şeyle mücadele ediyorsa, mesela bir oyuncağı kullanma­ya çalışıyorsa, fakat daha henüz başarısızlığa uğramadıysa, en iyisi, devam etmesine izin vermektir. Geride durabilir ya da cesaretlendirmek için birkaç söz söyleyebilirsiniz. Başardığında, bunu kendi ba­şına yapmış olmanın mutluluğu çok daha büyük olacaktır. Tabi ki eğer başarısız olmaya başlıyorsa ve başarıya hiçbir şekilde yaklaşamıyorsa, müdaha­le edin. İlk önce yardıma ihtiyacı olup olmadığını sorabilirsiniz. Eğer ilgileniyor gibi görünüyorsa, ba­şarması için birkaç öneride bulunabilirsiniz. Eğer başarabileceğinin çok ötesinde bir şeyle uğraşıyor­sa, yapacağınız en iyi şey onu bu işten uzaklaştır­maktır. Onu stresinden uzaklaştıracak fiziksel bir faaliyet içine sokabilirsiniz, dans etmek gibi. Daha önce başarmadığı başka faaliyetlerde bulunabilirsi­niz, lavabodaki suyla oynamak, parmak boyası yap­mak ya da tahta bir kaşıkla bir tencereye vurmak gi­bi. Sahneyi tamamen de değiştirebilirsiniz, dışarıda yürüyüşe çıkmak gibi.