öğretmen



 

Kavramanın Sınırları

Çocuğunuzun bildiklerini göz önüne alıp ondan çok fazla şey beklememelisiniz. Aslında etrafındaki dünya ile olan ilişkisi, sahip olduğu ve henüz tam olarak bilmediği bilgiler ile sınırlıdır. Bir okul önce­si çocuğunun görüş açısı hâlâ benmerkezcidir. Si­zin üzüntünüze veya yorgunluğunuza duyarlı olma­sına rağmen pek çok konuyu kendi görüş açısı ile görmeye devam edecektir. Örneğin, oyuncak ayısı­nın, ağaçların ve çiçeklerin duyguları olduğuna kendini inandırabilir veya bazı nesnel olayların kendi öznel istekleri doğrultusunda meydana geldiğine inanabilir. “Ben parka gitmek istediğim için bugün hava çok güzel.” veya “Dondurma almak istediği­miz için park yeri boştu.” gibi düşünceleri olabilir.

Küçük çocuklar birisinin başına kötü bir şey gel­mesini istedikleri zaman o kişinin zarar göreceğine inanabilir. En kötüsü ise ona ceza verdiğiniz ya da ona kızdığınız zamanlar sizin hakkınızda kötü düşün­celeri olabilmesidir. Size duyduğu öfkenin onu ne ka­dar korkuttuğunu düşünürseniz bu sizi fazla üzmez. Çocuğunuz kelimelerle düşünür, bu yüzden de kelimelerle oynar. “O kadar açım ki bir atı bile yiye­bilirim.” veya “Şimşek kadar hızlı koşabiliyorsun.” gibi cümleler, “Gerçekten bir atı yiyemezsin, değil mi?” ya da “Evet. Ben bir şimşek kadar hızlıyım.” gi­bi cevaplar gerektirebilir. Ayrıca önünüzdeki birkaç yıl boyunca hayal ve gerçeği birbirinden ayıramayabilir ve rüyalardan televizyon programlarına kadar her şeyin gerçek olduğuna inanabilir. Hayal ve ger­çek hakkında konuşmak, onun bunları ayırt etmesi­ne yardımcı olabilir. Okul yaşı geldiğinde neyin ger­çek neyin hayal olduğunu bilmelidir.