İş değiştirdiğiniz ya da yeni bir eve taşındığınız zamanları düşünün, eski işinizden ve evinizden ayrılmak ne kadar da zordu değil mi? Halbuki bu yeni işi ya da evi ne kadar da çok istemiştiniz. O halde nedir bu durumu bu kadar zorlaştıran? Sorunun cevabı açık; bağlılık duygumuz!

Bağlılık duygusu yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da görülüyor. Ancak küçük yaşlardaki çocuklarda görülen bağlılık duygusu aile bireyleri ve bazı özel nesnelerle (oyuncaklar, battaniye…) sınırlı. Bu nedenle çocuğunuzun sizden ya da çok sevdiği bir oyuncağından ayrılırken sergilediği tüm olumsuz davranışlar onun zor karakterinden ya da normal dışı gelişiminden dolayı değil, yoğun biçimde hissettiği bağımlılık duygusundan!

Bağımlılık duygusu ömür boyu süren bir duygudur, her zaman her yerde hissedilebilir. Ancak hayatımızı incelediğimizde bağımlılık duygusunun en yoğun yaşandığı döneme çocukluk yıllarında rastlanır. Çünkü bu dönem okula başlanılan ilk yılları kapsamaktadır. Çocuklar ilk defa bu dönemde ailelerinde ayrılır ve günlerinin büyük bir kısmını hiç tanımadıkları bir yerde, hiç tanımadıkları insanlarla beraber geçirirler. Okula başlamak çoğu çocuk için oldukça zor dönemlerin başlangıcı anlamına gelir. Okulda çocuklar kendilerini yalnız hissederler ve ailelerinden ayrılmak istemezler.

Eğer sizin çocuğunuz da okula yeni başlayacaksa bu tip sorunları siz de yaşayabilirsiniz. Tabii bu sorunları yaşamamak ya da sayısını olabildiğince azaltmak sizin elinizde. Nasıl mı?

Neler Yapabilirsiniz?