Okul öncesi çocuklar genellikle arkadaşları ile oynamayı, beraber bir şeyler paylaşmayı ve arkadaşlarıyla yakın ilişki kurmasını çok severler. Bu sayede sosyalleşmeyi, grup kurallarına uymayı, grup içerisinde ortak hareket edebilmeyi öğrenirler. Özellikle de oyunlar aracılığıyla paylaşımcı olmayı, başkasının hakkına saygı duymayı, beklemeyi bilmeyi! Yaralanmış veya haksızlığa uğramış, kısaca zor durumda olan arkadaşlarıyla empati kurabilmeyi; üzüldüklerinde ya da sevindiklerinde onlarla benzer duyguları paylaşma becerisini edinirler. Ayrıca, kendi duygularını çözümleyebilmeleri ve bunları sözel olarak ifade edebilmeyi öğrenirler. Diğer bir değişle okul öncesi çocuklar, sosyal becerileri kazanabilmek için gerekli ortamın sunulması şarttır. Çünkü, insan sosyal bir varlıktır ve çocukların toplumsal ilişkilerinde ihtiyaç duyacakları becerileri ve toplum kurallarını öğrenmeleri gerekir. Yeni arkadaş edinebilmek, bir gruba girebilmek, veya en basiti zor anlarda yardım isteyebilmek için ne yapmak gerekir?

Çocuğunuza Örnek Olun

Ailelerin, çocukların sosyal ilişkilerde ihtiyaç duyacakları “sosyal dili” geliştirmeleri için çocuklarını cesaretlendirmeleri ve desteklemeleri çok önemlidir. Çocuklara içten ve doğal olabilmeyi , insan ilişkilerine pozitif yaklaşabilmeyi öğretin. Unutmayın ki onlar sizin birer küçük kopyanız. Siz nasıl davranırsanız,sizin tutumlarınız nasıl olursa, çocuğunuzda sizi taklit ettiği için öyle davranacaktır. Çocuklar sosyalleşebilmek için bir takım “sosyal amaçlara” sahip olma ihtiyacı hissederler. Örneğin, yeni bir arkadaş grubuna girebilmek, çok beğendiği bir yaşıtıyla konuşabilmek, oyun oynayan arkadaşlarına katılmayı istemek gibi en basit düzeyde ki hedefler. Bu hedeflere sahip olmak, onları, sosyal ilişki kurabilmeleri için destekler.
Okul öncesi çağlarda arkadaş gruplarının kurulması 6 yaşına doğru olur. Bu yaşa kadar çocukların ileri seviyede bir grup ilişkileri gözlenmez. Bazen arkadaşlarıyla oynarken birden yalnız başına oynamayı tercih ettiğini görebilirsiniz. Ya da oyun oynayan iki arkadaşın aralarına katılmak üçüncü çocuk için zor olabilir. Bu katılma isteği diğerleri tarafından genellikle reddedilir. Bu durumda çocuğun ikinci bir atakta bulunması gerekebilir. Çok basit düzeydeki bu sosyal girişimin negatif bir tutumla karşılaşması çocuğun üzülmesine veya saldırgan tavırlar göstermesine neden olabilir.