kardeş kavgası



Pedagog Dr. Melda Alantar’a göre vurarak, ısırarak çevresindekilere zarar veren çocuklara öncelikle yetişkin gibi sakin davranılmalı ve çocukla tartışmaya girilmemelidir. Anne-baba olaylar kontrolden çıkmadan duruma müdahale etmelidirler. Çocukla göz teması kurulmalı ve uyarılmalıdır.

Bebeklik döneminde olumsuz davranış sergileyen çocuğu “Hayır! “diyerek uyarmak gerekir. Okul öncesi dönem çocuğuna ise “Isırdığın zaman canım acıyor” diyerek açıklama yapmak ve davranışa engel olmak doğru bir yaklaşımdır.

Çocuğun yetiştirilme sürecinde yer alan kişilerin; anne-baba, bakıcı konumundaki diğer insanlar örneğin büyükanne, kardeşler v.b. olumsuz davranışlara aynı tepkiyi vermelidirler. Annenin “Hayır !” diyerek kınadığı bir davranışa babanın onay göstermesi çocuğu şaşırtır. Doğru davranışı öğrenmesine engel olur.

Çocuğun olumsuz davranış sergilemesini engellemenin bir diğer yolu onunla anlaşma yapmaktır, örneğin “Arkadaşlarını ısırmazsan seni oyun parkına götüreceğim. Ama onları ısırırsan eve döneceğiz.” Anlaşma tekniğinin başarıya ulaşması için çocuk ve yetişkinin anlaşma şartlarına uymaları önemlidir. Anlaşma koşullarını yerine getirmeyen çocuğu sürekli uyararak, parkta oynamaya devam etmesine göz yummak doğru tutum değildir. Bu durumda en eğitici yaklaşım “Sözünü tutmadın, arkadaşlarına zarar verdiğin için eve dönüyoruz” diyerek kararlı davranmaktır.

Anne-babanın öfke patlamaları karşısında geri adım atarak çocuğun isteklerine boyun eğmesi olumsuz davranışların görülme sıklığını ve süresini arttırır.

Çocuklar öfkelerin ısırarak, vurarak ifade etmeye çalışabilirler. Yetişkinlerin “Bana ısıramazsın ama oyuncağını ya da elmayı ısırabilirsin” diyerek seçenek sunmaları uygundur. Böylelikle çocuk öfkeyi kabul görecek şekilde ifade etmeyi öğrenir.