Sınır kavramı; çocuğun otokontrol kazanmaya ve sosyal çevresi içindeki ‘durma noktasının’ oluşmaya başlaması olarak tanımlanabilir. Magic Park Zeka Akademisi’nden Psikolog Selcen Erdemir Akdan sınır koyma konusunda merak edilenleri anlatıyor.

Alışverişe gittiniz; o çok akıllı, anlayışlı oğlunuz birden bire istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde tepki gösteriyor ve yerlerde tepinmeye başlıyor… Evdesiniz kızınızla keyifli bir oyun oynadınız ve biraz dinlenmek, gazetenizi okumak istiyorsunuz fakat o buna izin vermiyor, ağlayarak gazetenizi okumanıza engel oluyor… Güneşli bir Pazar günü, fırsattan istifade edip çocuğunuzu parka götürdünüz ve doya doya oynadığını düşünüyorsunuz. Artık eve gitme zamanı fakat o ısrarla parkta kalmak istiyor, öfkesini size vurarak ifade ediyor…

Tüm bu sıkıntılı durumları her anne baba zaman zaman yaşamaktadır. Ve bu durum özellikle 2-4 yaş arasında normal gelişim sürecinin bir parçası sayılmaktadır. Fakat bazı ailelerde bu durumların daha sık yaşandığı, anne babanın çocuğa sözünü dinletmekte daha fazla zorlandığı gözlemlenir. Üstüne üstlük bu anne babalar çocuğuna her imkanı sunmaya çalışan, onun her istediğini yaparak onu mutlu etmeye çalışanlardır. Acaba çocuk eğitiminde doğru olan ona her istediği anda istediği şeyi yapma hakkı sunmak mı yoksa sınırlarını çizip bu sınırlar içinde özgürce davranma hakkı tanımak mı?

Sınır kavramı; çocuğun otokontrol kazanmaya ve sosyal çevresi içindeki ‘durma noktasının’ oluşmaya başlaması olarak tanımlanabilir. Küçük yaşlardan itibaren çocukta sınır kavramı gelişmeye başlar ve bu oluşumun sağlıklı bir şekilde yerleşebilmesi için ailenin rolü çok önemlidir.