anne baba



Anneler ve babalar arasındaki farkları düşünüp, çocukların hangisinin yanında daha rahat hangisinin yanında daha kontrollü olduğunu anlamaya çalışıp bunun cinsiyetlerle alakalı olup olmadığını anlamaya çalışırken buldum kendimi.

Sonra biraz da serbest çağrışımın gücüyle hızla başka düşüncelere yelken açtım. Bir ara eskiden babalar otorite figürüydü, şimdi artık o da mı değişmeye başladı dedim. Sonrasında yoksa acaba otorite figürü aile sınırlarından çıkıp dışarıda birileri mi olmaya başladı dedim. Sonrasında -malum yazıya da dökecek olmanın da verdiği kontrol etme ihtiyacıyla- en başa döndüm gerisingeri tüm düşünceleri geri sararak.

Dönünce her şey tamam oldu… O zaman baştan alayım:

Kızımızla yaptığımız bir tatilde yakınımızda olan bir aile dostumuzun -tek kişi değil, çocuklu bir çift aslında- bir yorumu beni oldukça etkiledi ve düşünmeye itti. Yaklaşık 9 günlük bir tatilin ilk yarısında anne-kızı kalanında baba-kızı gözlemlediler. (Aynı yerde, aynı insanlarla -ve kızımızla- arka arkaya tatil yapıp, iş takvimleri sebebiyle hiç denk gelmemiştik)

Arkadaşımızın yorumu baba-kız tatilinde kızın çok daha rahat ve keyifli olduğu yönündeydi. Böylesi bir yoruma verilecek refleks tepki elbette ki koltuk kabartan bir gurur ve egodaki iyice şişme efekti olsa da konu üstünde kafa yormaya devam ettiğinde başka pek çok çıkarıma varılıyor.

Acaba babalar daha mı rahat -yani vurdumduymaz? Olabilir, mutlaka öyleleri de vardır. Ama öte yandan belki de rahat olmak vurdumduymaz olmak anlamına gelmiyordur. Sorumluluk hissetmiyor, göz ucuyla kontrolü hiç bırakmıyor ama “yaklaşmamayı” ve “karışmamayı”, “kendi haline bırakmayı” tercih ediyor olabilir.