Uzm. Klinik Psikolog Şeyma Çavuşoğlu Itri, oyunun çocuk üzerindeki etkilerinin önemini anlatıyor…

Bir çocuğun yaşamı oyunsuz düşünülemez. Oyun, çocuğun dünyayı ve hayatı keşfettiği en önemli araçtır. Çocuk oyun aracılığıyla, hem kendi sınırlarını tanır hem de sosyal ilişkileri yapılandırmayı öğrenir. Aynı zamanda, bilişsel, duygusal ve sosyal becerileri öğrenir ve pekiştirir.

Oyunun yapısı ve içeriği gelişimsel evreye göre farklılık gösterir. İlk aylarında bebek bedenini ve çevresindeki nesneleri oyun oynayarak keşfeder. “Kalk” komutunu verdiği elinin kalkması ve fırlattığı objenin havalanıp yere düşmesi onun için keyif veren bir keşiftir. Yaş ilerledikçe, oynanan oyun karmaşıklaşır. Örneğin, 2 yaş ve sonrasında çocuk sosyal rolleri ve yaşam tarzlarını incelemeye ve oyunun içine katmaya başlar.

Tek başına oynanan oyun, zamanla yerini eş zamanlı oyuna, ardından da ortak kurgulanan ve birlikte oynanan oyunlara bırakır. Çocuk, etrafındaki yetişkinleri gözlemleyerek, mesleki taklitlerin ve aile dinamiklerinin işlendiği evcilik ve doktorculuk gibi oyunlar geliştirir. Çocuğun yaşına ve bilişsel gelişimine bağlı olarak, oynadığı oyunlar kural içermeye başlar ve bu kurallar zaman içinde karmaşıklaşır.

İşbirliğini ve uzlaşmayı öğreniyorlar

Oyun, çocuğun eğlenerek öğrenebildiği bir ortam yaratır. Örneğin çocuk, insanlarla uzlaşmayı, işbirliği içinde hareket etmeyi, kızgınlığını tolere etmeyi, anlaşmazlıkları çözümlemeyi ve cinsiyet rollerini oyunda uygulama ve öğrendiğini pekiştirme şansı bulur. Aynı zamanda, oyun kurgulamak, çocuğun hayal gücünü tetiklerken bilişsel ve bedensel becerilerini geliştirir.