Çocuklarda ölüm kavramı çocuklarda ölüm algısı çocuklarda yas tutma çocuklarda yas çocuğun aileden birini kaybetmesi


Ölüm, kavranması ve benimsenmesi çok zor bir gerçektir. Bilinmezlikle dolu olan bu gerçek karşısında, genelde korku duyulmuş, anlam verilmeye çalışılmıştır. Bu gerçeği açıklamaya yetecek bir bilginin olmayışı, ölüme dinsel boyut kazandırılmaya neden olmuştur . Ölümün, herşeyin sonu olduğu, daha mutlu bir öte dünyaya götürülen bir araç olduğu, yaşamın bir başka biçimde sürüp gitmesi olduğunu, insanoğlu kendini inandırmıştır. Tanrı’ya sığınma, her şeyi bilen ve yöneten bir yücenin varlığına inanma konusunda ölüm korkusunun etkisi çok büyüktür.

Çocuklardaki ölüm kavramı yaşa göre değişkenlik gösterir. Bu yüzden, ölüm kavramının yaşlara göre gelişmesini izlemek gerekir. Çocuk, ölüme ile küçük yaşlarda merak duyar. Aile içinde geçen konuşmaları dinleyerek, ölüm haberlerini televizyondan veya radyodan dinleyerek ve ölü hayvanları görerek sorular sorar, kendince anlamlandırmaya çalışır. Bu aşamada, bu olgudan çok fazla etkilenmez. Genellikle beş yaşından önce “Ölüm” kavranmamış olur ve herhangi duygulanma söz konusu olmaz. O yaşlarda, ölüm ile edinilen beddularda; çocuk, dediğinin bilincinde değildir, bu yüzden çok önemsenmemelidir. Bu yaş grubu için ölüm, uzun bir ayrılık ya da uzun bir yolculuk anlamına gelebilir. Mutlaka geri dönüleceğine inanma vardır.

Normalde, sadece canlı bir varlığın ölümü gerçekleşirken, 5 yaş grubunda, cansız varlıkların da öleceği düşünülür. Zamanla, ölümün uzun bir uyku ve kıpırdamadan uyuma olduğu düşüncesi gelişir. Ölümün geri dönülemez bir olay olduğu benimsenemez. Bu yüzden, bununla ilgili oyunlar oynarken, önce ölü numarası yapar sonra da “dirildim” sözcüğünü kullanır. Ölü bir canlının yerinden kalkabileceğine, ilaç ile ayağa dikileceğine inanılır.