Ölüm, hepimiz açısından anlaması ve dayanılması çok zor olan bir kavram. Biz yetişkinler için bile açıklaması çok da kolay olmayan detaylarla dolu olan bu kavram, çocuklar için tam bir soyut düşünceden ibarettir. Ancak hepimiz biliyoruz ki ölüm de yaşamın bir parçası ve o da çocuklara anlatılması gereken konuların başında geliyor.

Çoğu aileler çocuklarına ölüm olayını açıklamaktan çekinir, bu durumun çocuklarda psikolojik bazlı bazı sorunlara yol açacağından endişe eder. Ancak ölüm olayının da çocuğun hayatında var olduğunu benimsemek yetişkinlerin kabul etmesi gereken önemli noktalardan biri. İlla ki bir yakınımızı kaybet, ölüm olayını çocuklarımıza açıklamak için bir neden olmamalı. Çocuklar sahip oldukları ve değer verdikleri bir çiçeğin ya da bir hayvanın da ölümüne şahit olabilirler. Bu tip durumlarda ölüm olayını önemsememek ve açıklamak yapmaktan uzak durmak doğru olmayabilir. Çocuğun yaşadığı daha ağır tramvalarda çocuğa ölüm olayını açıklamak hiç de kolay olmayacaktır, bu nedenle ölüm kavramını çocuğunuza açıklamak için basit fırsatları kaçırmak ileride başınıza gelen bir ölüm olayını açıklarken işinizi çok daha zor hale getirebilir.

Çocukların yaş gruplarına göre ölüm olayını algılamaları nasıl değişiklik gösteriyor?

0-3 yaş arası çocuklarda:

Genellikle 3 yaştan önce çocuklar ölüm olayını algılayamazlar. Bu nedenle yaşamlarının ilk üç yılında yakınlarının ölümü ile karşılaşan çocuklar ölümü diğer yaş grubundaki çocuklara göre daha az korkutucu bulurlar. Ancak bu çocuklar ölüm olayını kavrayamasa da değişen yaşam koşullarını fark edebilirler ve bu duruma tepki gösterebilirler. Örneğin çocukların sahip oldukları rutinlerin değişmesi (mama saatinin ya da uyku düzeninin değişmesi) çocuklarda rahatsızlıklara neden olabilir. Özellikle birinci dereceden yakının vefatında çocuğun hayatındaki bu gibi düzenler çok ciddi biçimde sarsılabilir, çocuğun yeme ve uyku düzeninde değişiklikler, ruh halinde bazı abartılı durumlara (çok ağlama, çok huzursuzluk) yol açabilir.