karne hediyesi alınmalı mı


Çocukluğumuzda karne almayı değil, karne hediyesi almayı bekleyerek heyecanlandık! O çok istediğimiz bisiklet için ‘karnen Beş olursa’ şartı konulurdu hep..

Öncelikle çocuklarımızı ne başarması gereken şeyleri ödüllendirerek rüşvete alıştırmalı ne de cezalandırarak şevkini kırmalıyız.

‘Karne hediyesi’ çocuğu eğitim ve öğretime daha çok teşvik eder mi?

Ödüllendirerek başarısını garantilediğimizi sandığımız çocuklarımızın, ödüllendirmediğimizde verdiğimiz cezalarla başarısını körelttiğimiz kesin!

Çocuğu başarıya teşvik edebilmek, ona ödül vermek ile mümkün olmayacağı gibi başarıya yönlendirebilmek için başarısızlığını cezalandırmak da doğru olmayacaktır.

Daha bebekken mama sandalyesindeki bebek yemeğini yedi diye alkışlar ve bir şeker/çikolata ile ödüllendirir seniz; o çocuk artık o yemeği ‘ödülsüz’ yemesi gerektiği bilincinde olmayacaktır.

Her yemeğini bitirdiğinde ‘ödül’ beklentisinde olacaktır. Buna istinaden neyi, ne için yapması gerektiğini bilmeyecekler… Yemeği ödül almak için yiyen bir çocuk asıl amacının ‘büyümek için bir ihtiyaç’ olduğunu bilmeyecektir. Ödülle birlikte bunu ne kadar anlatırsanız anlatın, tüm alıcılarını ödüle göre ayarlayacak ve şaşkın bakışlarla ödüle odaklanacaklardır!

Halbuki yemek yemek, okula gitmek, ders çalışmak, başarılı olmak; bireyin yaptığında ödüllendirilmesi gerektiği değil yapmak zorunda olduğu doğal hareketlerdir!

Doğal olan herşeyin doğallığının bozulduğu günümüzde, ödül ve ceza sistemiyle çocukların da doğal dengesini bozarak onlara kötülük yaptığımızın farkına varmanın vakti geldi de geçti.

Çocuklara gerçeği anlatın. Ne başarması gereken şeyleri ödüllendirerek rüşvete alıştırın ne de cezalandırarak şevkini kırın!