Çocuklarda saldırganlık çocuk ve saldırganlık çocuğun söz dinlememesi


3-4 yaşlarındaki bir çocuğun yaşıtlarıyla itişip kakışması, oyuncağını vermeyen arkadaşının saçından çekmesi, ısırması, isteği yerine gelmeyince ağlayıp tepinmesi saldırganlık olarak yorumlanamaz. Çünkü bu yaşlardaki bir çocuk öfkesini yenmesini bilmez. Saldırganlık aslında doğuştan gelen bir savunma içgüdüsüdür. Karşı taraftan kendisine bir tehlike geleceğini sezdiği zaman, ondan önce saldırarak gözünü korkutmaya ve kendisinden uzaklaştırmaya çalışır.

Eğitimin amacı yapısında var olan saldırganlık eğilimini yumuşatmak, problemlerini kaba kuvvetle değil söz diliyle anlaşarak çözmeyi öğretmektir. Kızgınlığım ve öfkesini sözel olarak ifade etmesine izin verilen, oyun yoluyla birikmiş enerjisini boşaltan bir çocukta saldırganlık duygusu yumuşar. Anne babasından anlayış ve şefkat gördükçe beklemeyi ve kızgınlığını frenlemeyi öğrenir. Ailede sevilen ve ilgi gören bir çocuk, anne babanın gözündeki değerini kaybetmemek için saldırgan davranışlarda bulunmaz. 6 yaşından sonra görülen saldırganlık, ruh sağlığı açısından ciddiye alınması gereken bir davranış ve uyum bozukluğudur. Haklı istekleri yerine getirilmeyen, duyguları bastırılan, her olumsuz davranışı dayak ve ceza ile karşılanan bir çocuk çevresine uyum sağlayamaz. Kendini anne baba karşısında güçsüz ve savunmasız hisseden çocuk gücünü evde kardeşlerine, okulda ve sokakta arkadaşlarına göstererek güçsüzlüğünü ve zayıflığını kapatmaya çalışır. Çünkü anne ve babasından büyüklerin küçükleri ezdiğini yediği dayaklarla ve aldığı cezalarla yaşayarak öğrenmiştir.

Saldırgan çocuk, temelde ruhsal ihtiyaçları doyurulmamış, kendisine güveni olmayan çocuktur. Haksızlığa uğradığı zaman öfkelenir. Anne ve babasından korktuğu için, öfkesini kendine yönlendirir. Kafasını duvara vurur, kendini ısırır, saçını yolar, bağırarak kendini yerden yere atar. Okulda ve sokakta arkadaşlarına karşı kabadır, en küçük bir anlaşmazlıkta kavga çıkarmaya hazırdır. Dersleri iyi değildir. Kuralları çiğner, öğretmeni dinlemez. Her isteği yerine getirilen şımartılmış çocuk da saldırgan bir kişilik geliştirebilir. isteklerine sınır konmadığı için beklemesini bilmez. Kurallara uymak yerine herkesin kendisine uymasını bekler. Süper egosu (vicdanı) gelişmediği için neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemez. Bu çocuklarda başkalarının malına zarar verme ve hırsızlık vakalarına sık rastlanır.