Oyuncaklar çocuk ve oyuncak çocuk ve oyun çocuklarda sapma çocuk enerjisi


Ruhun vücutla birleşmesi kavramı, sapma özelliklerini yorumlamada bir kılavuz olarak kullanılabilir. Demek istediğimiz şu ki,ruhsal enerji söz konusu çocuğun kişiliğinin bütünlenebilmesi için harekete dönüşmeli, hareket halinde cisimlenmelidir. İster yetişkinlerin baskısı, ister çevredeki yüreklendirici güdünün eksikliği yüzünden olsun, bu birliğe erişilmedikçe iki yapıcı etken, yani ruhsal enerjiyle hareket, birbirinden ayrı gelişmeye başlar, dolayısıyla insan ikiye bölünür.

Doğada hiç bir şey ne yoktan var olduğuna,ne de yok olacağına göre, ruhsal enerjiler de ya gereğince gelişecekler,ya da yanlış yollara sapacaklardır. Bu enerjiler, amaçlarını yitirip avarelik içinde dolaşmaya başladıklarında, bu değindiğimiz sapmalar yer almaya başlar. Gönüllü bedensel faaliyetlere girişerek,kendi kendini yapıp kuracak olan zihin, hayallere sığınır. Böyle bir firari zihin, üzerinde çalışabileceği bir şey bulamayınca, imgelere ve simgelere dalar. Bu denli düzensizliklere kapılan çocuklar, ortada tedirginlikle dolaşır dururlar. Canlıdırlar, ele avuca sığmazlar, ama amaçsızdırlar. Enerjileri bir alay nesneye ve hiçbiri üzerinde yeterince durmaksızın yöneldiği için bir şeye başlamalarıyla ellerinden bırakmaları bir olur.

Yetişkinler bu yoldan çıkmış, dikbaşlı çocuğu cezalandırsalar veya göz yumsalar da, aslında bu çeşit fantazileri çocuk zekasının yaratıcı eğilimleri diye yorumlayıp hoş karşılar, hatta yüreklendirirler. Froeber, çocuğun hayal gücünün bu yönde gelişmesini teşvik amacıyla bir alay oyun icad etmekten kendini alamamıştır. Çocuktan, şu veya bu biçimde yan yana getirdiği tuğla ve bloklara uzun uzun bakarak onları atlara,kalelere, trenlere benzetmeleri istenir. Çocuğun hayal gücü, herhangi bir nesneye simgesel bir anlam vermekle yükümlü kılınır.Oysa bu, zihinde en olmadık serapların doğmasına yol açar. Kapı tokmağı at, iskemle taht, taş ise bir uçak hayaline dönüşür. Çocuklara oyuncaklar verilir, ama bunlar gerçekle üretken ilişkiler kurmasına yarayacak yerde kafasında ham hayaller üretir.