Çocuk gelişiminin belli bir evresinde görülmesi gereken özelliklerin biri de; her olumsuz talebe olumsuz karşılık verme, yani inatlaşma dönemidir. Psikolojik gelişim döneminde bağımsızlaşma ve kendine güven kazanma duygusuyla çocuk varlığını kabul ettirmek için çevreden gelen uyaranlara karşı direnir. Bu, gelişiminin en doğal parçasıdır. Çocuk, bu dönemde kendi varlığını hissettirmeye, kabul ettirmeye çabalar.

Bağımsız birer birey olduklarının farkına varmaya başlamaları ve dünyayı keşfetme merakları bu inatlaşma sürecini tetikler. Çocuklar anne-babaları ve çevresindekiler ile ayırım yapmaksızın her zaman ve her konuda çatışmaya girebilirler. Çocukların bir inatlaşma nöbeti süresince fikir değiştirdiğine tanık olabilirsiniz.

Bazen, neyi isteyip neyi istemediğini bile anlayamazsınız. Örneğin, acıkmıştır ama evdeki yemeği yememekte direnir, istediği yemeği yaparsınız yemek istemez. Alışverişe çıkarsınız istediği ve aldığı çikolata ya da cips… gibi şeyler için bile ben bundan istememiştim ötekinden al diye tutturur, siz daha başka şeyler alırsınız başka bir bahane bulur vs. İnatlaşma karşılıklıdır, çocuk inatlaşırken bunu tek taraflı yapıyor olamaz. Birinizden biri yenik düşene kadar inatlaşma devam eder başka bir deyişle; siz pes edene kadar sizinle çatışmaya devam edecektir.

İnatlaşma sürecinde; size kendisinin bağımsız bir birey olduğunu, kendi tercihlerini kendisinin yapabildiğini kanıtlamak istemektedir. Pek çok anne-baba bunun farkında olmadığı için çocuklarıyla gereksiz yere çatışmaya girer ve kendilerini de çocuklarını da yıpratırlar. Yaşanan inatlaşma süreci, anne-baba ve çocuk arasındaki bir iletişimsizliğin başlangıç noktası olabilir ve bir kısır döngüyle son bulabilir. Hatta bazı çocuklar bunu bir alışkanlık haline getirirler, daha ileriki yaşlara da taşırlar.