Çocuklarda sessizlik çocuk disiplini çocuğun sessiz kalması uslu çocuk


Çocuklar bütün bu pervasız ve özgürce davranışları bir yana,son derece disiplinliydiler. Çıt çıkarmadan kendi köşelerinde bütün dikkatlerini önlerindeki işe vermiş, harıl harıl çalışıyorlardı.Çalıştıkları aracı bırakıp yenilerini almak için ayağa kalktıklarında da parmaklarının ucuna basarak dolaşıyorlardı. Arada içlerinden biri avluya çıkıyor, birkaç dakika hava alıp geri dönüyordu.Öğretmenlerinin dediklerini harfi harfine yerine getiriyorlardı.

Öğretmen bir seferinde bana: “Ne dersem yapıyorlar, dediklerime öyle candan uyuyorlar ki, ben de kendimi her söylediğimden sorumlu duymaya başladım,” dedi.Öğretmenin bu sözünde hiç bir abartma yoktu. Söz gelimi sessizlik alıştırması mı yaptıracak, daha ağzını açar açmaz çocuklar yerlerinde put gibi dikilip duruyorlardı. Öte yandan, bu görünüşteki bağımlılık onları dilediklerince hareketten, gönüllerince davranmaktan alıkoymuyordu. Çalışmaları için istedikleri araçları seçip alıyorlar, kendiliklerinden okulu temizlemeye girişiyorlardı.

Öğretmen okula geç kaldığında ya da bir işi çıkıp onları yalnız bıraktığında, çıt çıkmıyor, işler suyunca yürüyordu. Konukları özellikle hayran bırakan şey, bu disiplin ve düzen duygusuyla içtenlik ve kendiliğindenliği bağdaştırmış olmalarıydı. Çocuklar işlerini sürdürürken sınıfı kaplayan huzur havası dokunaklı bir şeydi. Hiç bir zorlama, dışarıdan hiç bir etken gelmeksizin kurulmuş, varılmış, başarılmış bir sonuçtu bu.