Çocuklarda içgüdü çocuklarda çalışma çocuklarda çalışma içgüdüsü çalışma içgüdüsü


Bu yeni keşifler yapılmadan önce, çocukların ruhsal gelişimini yöneten yasaları bilen yoktu. Ama artık duyarlılık dönemlerin insanoğluyla ilgilenen en önemli bilim dallarından biri olmaya adaydır.

Büyüme ve gelişim, çocukla çevresi arasındaki ilişkilerin sürekli olarak daralmasına bağlıdır. Çünkü çocuğun kişiliğinin gelişimi,özgürleşmesi, yetişkinlerden yavaş yavaş bağımsız hale gelmesiyle mümkündür. Ve bu büyüme, çocuğun kendi öz işlevlerinin gelişimi için gerekli araçları sağlayan elverişli bir çevrenin sağlanmasına bakar. Buna paralel bir örnek çocukların sütten kesilmesinde bulunabilir. Bebek için ana sütünün yerini tutabilecek mamalar hazırlanır. Yani bebekler, besinlerini artık analarından değil,çevrelerinin ürününden sağlamaya başlarlar.

Çocuğun giderek özgürlüğe kavuşmasından dem vururken, onu bağımsızlaşmasına elverecek bir çevreden yoksun kılmak, akıl alacak şey değildir. Böyle bir çevrenin hazırlanması ise, çocuğun beslenmesi konusunda olduğu gibi, titiz çalışmalar gerektirir. Ne varki, çocuğun ruhsal ihtiyaçlarını gereğince karşılayacak yeni bir eğitimin ana hatları, çocukların kendilerinden devşirilebilir. Bunlar izlenip uygulanabilinecek kadar açık seçiktir.

En önemli buluş, çocuğun çalışma sayesinde normal hale dönebileceği yolundaki buluştur. Dünyada her ırktan çocuklar üzerinde yapılan sayısız deneyler, bunun ruhbilim ve eğitim alanında gerçekten en önemli veri olduğunu göstermiştir. Çalışmaksızın kişiliğini örgütleyemediğine göre, çocuğun çalışma isteği yaşamsal bir içgüdü sayılmalıdır. Ne şefkat, ne de bedensel sağlık, çalışmanın yerini tutamaz. Öte yandan, çalışma içgüdüsü saptırıldığında ne başkalarını örnek gösterme, ne ceza, ne de başka bir çare kar eder. İnsanoğlu çevresi üzerinde egemenlik kurmasına elveren zekası ve isteminin uzantısı olan kollarını kullanarak benliğini kurar.