Çocuk zekası çocuklarda çalışma engelleri çocuklarda çalışamama çocuklarda eğitim sorunları okul başarısı


Öğretmenler, hayal gücü yüksek çocukların çalışmalarda öyle sanıldığı kadar başarılı olmadıklarını hep görmüşlerdir. Gene de bu çocukların zekaca bir sapmaya uğramış olmalarından nedense kuşkuya düşülmez. Galiba büyük yaratıcı zekaların pratik sorunlara uyarlanamayacağına inanıldığından böyledir bu. Oysa zihni böyle bir sapıklığa uğramış olan çocuk, düşüncelerini denetleyemediğine ya da zihinsel güçlerini geliştiremediğine göre, sıradan sayılan çocuklardan daha az zeki olduğu yargısına varmak gerekir.

Çocuğun zihinsel güçlerinin zayıflaması, sade zihninin bir hayal alemine kaçtığı zamanlarda değil, onun yüreksizlenip kurtuluşu kendi içine kapanmakta aradığı hallerde de görünür. Enerjileri yanlış yollara saptınldığı için adeta yüksek bir yerden düşüp kemikleri hurda olmuş bir insana benzer. Yeniden sağlığını kazanabilmek için özel bakıma muhtaçtır. Ruhsal düzensizliklerin giderilmesi ve zihinsel gelişimin sağlanması için gerekli olan böyle titiz tedaviden geçebilecek yerde, tartaklanır, itilip kakılır. Çarpıtılmış bir zihin, doğru yola zorla sokulamaz. Böyle bir çaba, ruhsal tekpiler yaratmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Bu, huzursuzluk ve itaatsizlikle kendini gösteren öteden beri bildiğimiz ruh bilimsel savunmadan ayrı bir şeydir.

Dışarıdan verilen düşüncelerin kabulünü ve kavranmasını bilinç dışı engelleyen ve istemin, iradenin tümden dışında kalan bambaşka bir ruhsal savunmadır.Bu, psikanalistlerin, ruhsal engeller diye tanımladığı olgudur. Öğretmen böyle bir sorunla karşı karşıya olduğunu hemen kavrayıp, ona göre tedbir almayı bilmelidir. Çocuğun zihni üzerine bir çeşit perde iner adeta. Ve dış dünyaya açıklığını engeller. Bu çeşit bir savunma mekanizması benimseyen ruh, bilinçsiz olarak sanki şöyle demektedir: ”Sen konuşuyorsun ama ben dinlemiyorum. Sen söyleniyorsun ama ben işitmiyorum. Seni dışımda tutmak için çevreme bir duvar örmekle öylesine meşgulüm ki, kendi dünyamı kurmaya vaktim yok!”