Aşırı disiplin çocuk disiplini mükemmeliyetçi aile


Aşırı disiplin uygulayan anne babalar mükemmeliyetçi insanlardır. Her şeyin doğru ve mükemmel yapılmasını isterler. En küçük bir yanlışa tahammülleri yoktur. Çocuğun iyi taraflarını görmez, hep yanlışları üzerinde dururlar. Bir daha yanlış yapmamak üzere çocuktan söz alırlar. “Söz ver bakayım, bir daha ellerini yıkamadan sofraya oturacak mısın?” Çocuk baskıya boyun eğer, “Söz anneciğim, der, bir daha ellerimi yıkamadan sofraya oturmayacağım.”

Hatasız insan olmadığına göre, hatasız çocuk da yoktur. Aşırı disiplinli evde çocuk her gün yaptığı hatalar yüzünden onlarca defa özür dilemek zorunda kalır. Anne babaya karşı saygılı, davranışlarında kibar olmak zorundadır. Kızmaya, öfkelenmeye, sesini yükseltmeye hakkı yoktur. Böyle cendere altında yetişen bir çocuğun kendine güveni yoktur. Giriştiği her iste yanlış yapma korkusu vardır. içinde daima bir şeylerin yanlış gideceğine dair endişe vardır.

Rousseau, “Emil” isimli ünlü eserinde anne babalara şu önemli tavsiyelerde bulunur: “Çocuğunuza ağızdan nasihat vermeyin, o ancak sizin davranışlarınızdan gereken nasihati alır. Çocuğu ceza ile eğitmeye çalışmayın, o suçun ne olduğunu bilmez. Ona asla af diletmeyin, çünkü o sizi incitmesini de bilmez.”