Çocuklarda aşağılık duygusu çocuk psikolojisi çocuğa özgüven kazandırmak özgüvenli çocuk yetiştirmek çocuğu aşağılamak çocuğu küçük görmek


Yetişkinler, ister zebun, ister başarılı olsun, çocuğa kıyasla üstündür, güçlüdür. Çocuk, düşlerinin rüzgarıyla büyüğünü sömürmeye başlar. Yetişkin memnun olur ilkin, çocuğu mutlu kılabildiği için sevinir. Ama verdiği ödünler felaketi olur. Ellerini yıkamasına yardırn edeyim der, ama sonunda bu isteğine uyduğu için pişmanlık duyar.

Çocuğun isteklerinin sonu yoktur, Yetişkin parmağını uzatırken kolunu kurtaramaz olur. Ne verse, neye razı olsa, çocuk daha fazlasını ister. Sonunda yetişkinin kendi isteklerini yerine getirmek için yaratıldığını sanan çocuğun ilk sevinci hayal kırıklığına dönüşür. Çünkü madde dünyası malum sınırlıdır; oysa hayal gücü sonsuza dek seyirtmekte özgürdür.

Derken çatışma başlar, dananın kuyruğu kopar. Çocuğun kaprislerinin bitmez tükenmezliği karşısında yanılgısını anlayan yetişkin, “Çocuğumu farkında olmadan şımartmışım” diye dövünmeye başlar. Yumuşak başlı çocukların bile kendilerine göre fetih yolları vardır. Sevgiyle, göz yaşlarıyla, dil dökmelerle, dargın bakışlarla, kimi de doğal sevimliliğiyle zafer kazanır. Yetişkin böyle bir çocuğa boyun eğer; eğer, ama, bir noktaya gelir ki, daha fazlasını vermek elinden gelmez. Bu sefer binbir çeşit sapınağa yol açan bir kırgınlık, küskünlük, dargınlıktır başlar.

Yetişkinin aklı başına gelmiş çocuğun kusurlarına kendi sebep olduğunu anlamış, tamire çalışmaya başlamıştır. Ama bir çocuğun kaprislerini hiç bir şeyin gideremeyeceğini biliyoruz. Ne ödüller, ne de cezalar fayda eder. Hummaya tutulmuş birine, “iyileşeceksin, sabaha dek ateşin düşecek!” diye baskı yapmaya benzer bu.