Çocuklarda alıştırma tekrarı çocuklarda tekrarlayan davranışlar çocuk ve alıştırma çocuğun tekrar yapması


GÖZÜME ilk çarpan, silindirleri yerlerinden çıkarıp, yine yerlerine yerleştirmekle meşgul üç yaşlarında bir kız çocuğu oldu. Dediğim silindirler, değişik boylardaydı ve her birinin boyuna göre bir deliği vardı; tıpkı bir şişenin tıpası gibi, bu deliklerin içine tıpatıp oturuyorlardı. Bu yaşta bir çocuğun bu alıştırmayı öyle yoğun bir ilgiyle üstüste tekrar etmesine şaştım kaldım. Daha da tuhafı,kız bu işi yaparken, ne hızını, ne de istifini bozuyordu. Hareketleri adeta bir kısır döngüydü.

Alıştırmayı kaç kez tekrar ettiğini saymaya başladım. Ardından da kendini bu garip meşgaleye ne derece kaptırdığını denemeye karar verdim. Öğretmene, öbür çocuklara şarkı okutturmasını söyledim. Küçük kız bana mısın demedi. Bu sefer öbür çocukları ortada koşuşturmaya başladık, o, gene istifini bozmadı. Bunun üzerine oturmakta olduğu sandalyeyi usulca kaldırıp ufak bir masanın üzerine kondurdum. Sandalyeyi kaldırırken, kızcağız, üzerinde çalışmakta olduğu nesneleri kapıp, dizlerinin üstüne koydu, durumda bir değişiklik olmamışçasına işine devam etti. Ben saymaya başlayalı beri kırk iki kez işlemi tekrarlamıştı.

Derken, derin bir uykudan uyanırmışçasına durdu, başını kaldıtıp mutlulukla gülümsedi. Gözleri pırıl pırıldı. Demin onu tedirgin etmek için yaptığımız azizlikleri bile fark etmemişti. Şimdi ise hiç bir neden yokken, görevi sona ermişti. Ama biten görev neydi, ne için bitmişti? İşte, bu gözlem, çocuk zihninin henüz el atılmamış derinliklerine yaklaşmamıza ilk olanağı sağladı. Kızcağız, dikkatin alabildiğine hercai olduğu ve zihnin bir konudan öbür konuya sekip seyirttiği bir yaştaydı. Gene de, yaptığı işe öylesine kaptırmıştı ki,dış dürtülere kendini kapatabilmişti. Bu yoğun dikkatin yanı sıra,çeşitli nesneleri yan yana getirirken ellerinin ritmik bir hareket düzeni içinde olduğu da dikkati çekmekteydi.