Sosyal yaşamın en önemli noktası etrafımızda bizden başka insanların bulunması ve onlarla iletişim içinde olmamız. Peki onlarla iletişimde bulunmamızı kolaylaştıran en önemli etken nedir? Elbette ki onların duygularını, hislerini ve ihtiyaçlarını anlayabilme yetimiz yani empati kurabilme becerimiz!

Bebeklerde de ilk dört aydan sonra kendini gösteren bu beceri insanların sosyalleşmesini ve kolayca iletişime geçmelerini sağlamaktadır. Bebeklerde bu durumun en somut halini gözlemlesek de empati becerisi çocuklar büyüdükçe daha soyut bir biçime gelir. Örneğin, bebeklere gülümsediğinizde onlar sizin gülümsediğiniz anlar ve size karşılık verir; bu, empati kurmanın en ilkel ve basit halidir. Çocuklar büyüdükçe daha soyut biçimlerde empati yeteneklerini bizlere gösterirler. Mesela 3 yaşındaki bir çocuğun önünde ağlar ya da üzülürseniz size en sevdiği oyuncağını ya da battaniyesini size getirebilir, çünkü kendisi üzüldüğü zamanlarda o oyuncağı ya da o battaniyesi ile teselli buluyordur, sizin de onlarla teselli bulabileceğinize inanıyordur. Size oyuncağını getirmesi, sizin duygunuzu anlamış ve hissettiklerinizi empati yoluyla çözümlemeye çalışmış olduğunun en açık örneğidir.

Çocuğunuzun sosyal yaşama yaşıtlarına göre daha kolay adapte olmasını sağlamak istiyorsanız bunun için çocuğunuza insanların hissettikleri hakkında daha duyarlı olmayı öğretmeniz gerekmektedir. Çocuklara insanların hissettikleri hakkında bilgi vermenin en iyi yolu onlara farklı duyguları ve ifadeleri fark etmeleri için olanaklar sağlamaktır.

Neler Yapabilirsiniz?

• Duygu kartları oluşturun. Özellikle anaokulu eğitimcilerinin kullandığı bir metod olan duygu kartları çocukların çeşitli duyguları fark etmelerinde çok önemli bir role sahiptir. Yazının sonunda örneklerini gördüğünüz şekilde hazırladığınız duygu kartlarını çocuğunuza göstererek farklı duyguları öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca çocuğunuzu gösterdiğiniz kartları taklit etmesi konusunda teşvik edebilir ve onun farklı ifadeleri deneyimlemesini sağlayabilirsiniz.