Çocuk ve ebeveyn arasındaki iletişimin temeli çocuk dünyaya geldiği anda atılır ve çocuğun gelişimsel dönem özelliklerine göre farklı şekiller alarak devam eder. Örneğin, 0-2 yaş dönemi söz öncesi dönem olduğu için sözel olmayan iletişim yöntemleri önem taşır. Özellikle ilk 6 aydan sonra bebekler dış dünyaya ilgi duymaya başlarlar ve anne-babalarının yüz ifadelerini dikkatle takip ederler. Bu dönemde ebeveynlerin çocuklarının tepkilerini takip edebilmesi, örneğin bebek güldüğü zaman anne-babasının da ona gülerek karşılık vermesi ve onunla konuşması bebeğin sosyal gelişimi açısından oldukça önem taşır.

Bebek, tepkilerinin karşılık gördüğünü deneyimledikçe sevildiğini ve başkaları tarafından kabul gördüğünü hisseder. Bu durum, çocukta kendine güven duygusunun gelişimi ve çocuğun güçlü bir kişilik yapısına sahip olması açısından bir ön koşul niteliğindedir.

Sağlıklı bir iletişim kurmanın en temel koşulu iyi bir “dinleyici” olmaktır

Çocuğun sözel olarak kendisini ifade etmeye başlamasıyla çocuk ve ebeveyn arasındaki iletişim yeni bir boyut kazanmaya başlar. Bu dönemde “konuşmak” iletişim kurma şekilleri arasında ilk sırayı alır. Çocuklar yaşadıkları olayları, isteklerini, duygu ve düşüncelerini anne-babalarına anlatma yolunu seçerler. Dolayısıyla, bu dönemde çocuklarla sağlıklı bir iletişim kurmanın en temel koşulu iyi bir “dinleyici” olmaktır. Anne-babasının kendisini dinlediğini gören çocuk kendisine önem verildiğini, kabul edildiğini ve buna bağlı olarak da sevildiğini düşünür.

Duygularını ifade etme imkânı bulan çocuklar anne-babaları tarafından anlaşıldıklarını hissederler