yalan



Yalan, çeşitli nedenlere bağlı olarak doğrunun söylenmemesi veya saptırılması halidir. Kimi zaman belli bir sebebe bağlı olarak yalan söylemeye başlayan çocuk, bunu zamanla bir alışkanlık haline getirebilir veya yalan söyleme davranışı kişilikte var olan çeşitli rahatsızlıkların bir uzantısı şeklinde görülebilir. Sebebi ne olursa olsun, yalan söyleyen çocuğun bu davranışının önüne geçmek için ebeveynin bilinçli davranması gerekir. Davranış bozukluğu kategorisinde değerlendirilebilecek yalan söyleme davranışı, yetişkinlerde de görülebilmektedir ve kimi zaman tedavi gerektirecek boyutlara ulaşabilmektedir, ancak burada çocukluktaki yalan söyleme davranışı ele alınacaktır. Öncelikle 3-5 yaş çocuklarını ele alalım.

Bu dönem çocuğu gerçek ile gerçek olmayanı tam olarak ayırt edemez ve hayal dünyası çok geniştir. Bu sebeple gördüğü veya duyduğu her şeyi gerçek zannederek hayal dünyasında süsler ve bir takım hikayeler üretir. Bu dönem çocuğunun söyledikleri yalan olarak ele alınmaz, bilakis hayal gücü “olarak değerlendirilir. Daha büyük yaşlardaki ( 6 ve sonrası) çocuklar için yalan söyleme davranışı titizlikle irdelenmeli ve doğru yaklaşımlarda bulunularak, bu davranışın önüne geçilmelidir. Her şeyden önce çocuğa “yalancı” etiketi asla yapıştırılmamalıdır.

Bu etiket dile getirilmediği gibi ebeveyn tarafından da bu şekilde düşünülmemelidir. Böyle bir sorun karşısında ebeveyn, çocuğunu yalana iten nedeni araştırmalı ve yalana sebebiyet veren durumu ortadan kaldırarak işe başlamalıdır. Yalan söyleme, kimi zaman çocuktaki özgüven probleminden kaynaklanabileceği gibi, kimi zaman da ebeveynin hatalı tutumlarından ve dolayısıyla çocuğun ebeveynine karşı hissettiği korku duygusundan kaynaklanabilir. Bunun dışında ebeveynin yalan söylerken çocuk tarafından modellenilmesi, arkadaş çevresinin negatif etkisi veya çeşitli kişilik bozuklukları, çocuğu yalan söylemeye itebilir.