Günümüz sağlık hizmet anlayışı öncelikli olarak sağlığın korunması ve geliştirilmesine yöneliktir. Bu sebeple toplumda hijyen uygulamalarının doğru ve etkili bir şekilde uygulanmasının yaygınlaştırılması önemli bir koruyucu sağlık hizmeti olarak değerlendirilmektedir.
Günlük yaşantımızda dokunduğumuz her şeyde bakteri bulunmaktadır. Özellikle ellerimiz, günlük yaşamda dış dünya ile her türlü bağlantımızı sağlayan, bu sebeple de en çok bakteri barındıran organımızdır. Hijyeni sağlamada en önemli kural, ellerin doğru yöntem ile su ve sabun kullanılarak yıkanmasıdır. El hijyeni, besin kaynaklı hastalıkların azaltılmasında ve parazitlerin bulaşmasının önlenmesinde en etkili yöntemlerden biridir.

Çocuklarda El Yıkama Eğitimi

Çocuklar gün boyu elleri ile her yere dokunurlar. Yıkanmayan ellerin ağız ve buruna götürülmesi sonucu mikroplar vücuda alınır. Bu durum, bağışıklık sistemi henüz bir yetişkin kadar gelişmiş olmayan çocuklarda ciddi hastalıklara sebep olabilmektedir. Eller yoluyla taşınan mikroplar, soğuk algınlığından ölümcül hastalıklara kadar birçok istenmeyen soruna neden olabilir.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), her gün 5 yaşından küçük 1.400 çocuğun temiz su ve temel hijyen eksikliğinden kaynaklanan ishal nedeniyle öldüğünü ve sadece el yıkamakla her yıl bir milyon çocuğun hayatının kurtarılabileceğini açıklamıştır. Bu konuya dikkat çekmek amacıyla 15 Ekim tarihini 2008 yılında “Dünya El Yıkama Günü” olarak ilan etmiştir.
Okul öncesi dönem yaşamın en duyarlı dönemlerinden biri olmakla birlikte temizlik alışkanlıklarının kazanıldığı dönemdir. Çocuk için ilk eğitim ailede başlar. Çocuklarda el yıkama eğitimi her ne kadar basit görünse de bazen aileler tarafından gözden kaçabiliyor ya da eksik el hijyeni eğitimi verilebiliyor. El yıkamak, okul öncesi dönemde öğretilecek ilk davranışlardan biri olmalıdır. Bu nedenle ebeveyn ve öğretmenlerin, doğru el yıkama davranışları ile çocuklara örnek olmaları gerekmektedir.