Anne-babalarının çocuklarıyla yaşadığı sorunların başında arkadaş seçimi geliyor. Üsküdar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Uzm. Psk. Orhan Gümüşel, bu dönemde ebeveynin, çocukları için aynı benim gibi düşünsün, benim sevdiğimi sevsin, benim yaptığımı, yapsın istediğini bu durumda da özerklik arayan ergenin ebeveyniyle çatışmaya sürüklendiğini belirtiyor.

Biz sana güveniyoruz çevreye güvenmiyoruz

Ergenlik dönemi arkadaşlığında hayır diyebilmenin zor olduğunu hatırlatan Gümüşel, ebeveynlerin çocuğun kendi beklentisine uymayan davranışlarda bulunmasını sorumsuzluk olarak algılayıp onu eleştirmeye yeltendiğini belitiyor. Toplumsal güven algısında zedelenmenin yaşandığı günümüzde korunaklı ve geleneksel aile anlayışından gelen anne ve baba, ergen çocuğunu kendi dönemlerindeki anlayışla korumak istiyor. Oysa o zamanla bu zamanın kıyaslanmaması gerekiyor. Pek çok ailenin ‘’Biz sana güveniyoruz çevreye güvenmiyoruz” şeklinde konuştuğuna değinen Gümüşel, ‘’Bir anne babanın çocuğuna güvenmediğini söylemesi zordur. Bu nedenle ebeveyn çocuğunun yeterli donanıma sahip olmadığı güvensizliğini kendi çocuğu içinde somutlayamadığı için suçu çevreye yıkar’’ diyor.

Doğru arkadaşın sınırları bilinmeli

Arkadaş edinmek bir gencin en doğal hakkı olduğunu da hatırlatan Gümüşel doğru arkadaşa ilişkin şu uyarılarda bulundu. “Doğru arkadaşın sınırlarını bilmeliyiz. Birincil sorumluluk çocuğunu arkadaş edinmeye teşvik edebilmektir. İkinci sorumluluk denetlemek. Ön koşulu denetlemek, gözlemlemek gerekiyor.

Arkadaşlarıyla ne yapıyor, mutlu mu?…vs. Bir olumsuzluk varsa sonraki aşama uyarma. Süreç devam ediyorsa son safha önleme. Çocuğa muhtemel sonuçlar anlatılır, zararlarla yüzleştirilir. Eğer düzelme yok tablo devam ediyorsa son olarak profesyonel yardım alınmalı.”