Çocuk gelişimi yetişkin ve çocuk çatışması çocuk ve yetişkin akıl hastalıkları ruh ve sinir hastalıkları


Yetişkinle çocuk arasındaki çatışmanın sonuçları, durgun bir göle atılan bir taşın sebep olduğu halkalar gibi sonsuzdur. Bir daire halinde her yöne açılan bir karmaşa balamıştır.Nasıl su damlacıklarının incelenmesi, bizi bu karmaşanın nedenine götürürse, psikanalistlerle hekimler, bedensel ve ruhsal hastalıkları kökenlerine dek izleyip, ana nedenini bulmaya çalıırlar.Ana akıl hastalıklarının kaynağına ulaşmak için uzun yollar aşmak gerekir.

İnsan ruhunun zaaflarını, başarısızlıklarını iskandil etmeğe çalıan bilimler, ilk nedenlerin ötesine, bilincin ötesine geçmeli,kökensel kaynaklara, durgun göllere, yani çocuk ruhunun derinliklerine varmalıdır. Ama niyetimiz tam tersi yönde yol almak, insanlığın tarihiyle ta ilkel başlangıçlarından girerek ilgilenmekse,ilk çocukluğun kıpırtısız göllerinden balayarak, yaşamın dramatik sürecini de izleyebilir; bir çağlayandan diğerine seke seke gidişinin, böylece özgürlüğe erişinin seyrine dalabiliriz.

Yetişkinlere musallat olan bedensel, zihinsel ve sinirsel hastalıklar,çocukluğa bağlanabildiğine göre, bunların ilk belirtilerini çocuğun yaşamında görmemiz gerekir. Üstelik her büyük ve belirgin belanın yanısıra bir alay önemsiz belanın da sökün ettiğini akıldan çıkarmayalım. Hastalanma, insanın bir hastalığın saldırısına karşı direnme gücünün çöküntüsü demek olduğuna göre, bu çeşitten daha başka çöküntülerin sökün etmesi olasıdır.

İnsanın bedensel ya da zihinsel çöküntüsüne yol açan olaylar çeşitlidir. Suyun içmeye elverişli olup olmadığını anlamak için, sade bir damlacığını inceleriz. Baktık ki bozuk, geri kalanın da zararlı olduğu sonucuna varırız. Aynı şekilde, bir sürü insanın kendi yanılgıları yüzünden mahvolduğunu görünce, bundan bütün insan türünün birtakım temel yanılgılara düştüğü sonucunu çıkarabiliriz.Bu yeni bir görüş değil. Ta Musa zamanında, ilk insanın günah işlediği ve onun günahlarının bütün insanlığı yıkıma sürüklediği anlatılırdı. Asıl anlamını kavramayanlarca, ilk günah, Adem’in bütün torunlarını birden mahkum ediyor diye haksız ve yersiz bir ceza sayılır. Ama şimdi gözlerimizin önünde günahsız çocuklar doğal gelişimleri bakımından yüz yıllardır işlenen yanılgıların sonuçlarını ömürleri boyunca çekmeye mahkum edilmektedir. Bu yanılgıların kaynağı, insan yaşamının temel çelişkilerinde yatmaktadır.Ve ne yazık ki bunlar şimdiye dek yeterince araştırılmış değildir.