Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) okullarda üstün zekâlı ve yetenekli çocukları belirlemek için bir ay önce “2013-2017 Üstün Yetenekli Bireyler Strateji ve Uygulama Planını” yürürlüğe koydu. Tüm Üstün Zekâlılar Derneği (TÜZDER) Başkanı Mehmet Hilmi Eren, yayınlanan eylem planının eksikleri de olsa konuya yönelik önemli bir adım olduğunu ifade ederek dikkat edilmesi gereken noktaların olduğunu belirtti.

Sınıf atlama

TÜZDER Başkanı Eren, batıda bazı ülkelerde 12-13 yaşındaki üstün zekâlı çocukların üniversiteyi bitirdiği veya üniversitede dersler verdiğine dair haberlerin zaman zaman yayınlandığını hatırlatarak, “Mevcut sistemimizde ise bir öğrencinin en fazla 1 kez sınıf atlama imkânı bulunmaktadır. Bireyin öğrenme hızına göre eğitim seçeneklerinin düzenlendiği sistemlerin, ülkemizin de hızla gelişmesine katkıda bulunacaktır.” dedi.

Tespit aşaması

Üstün zekâlı çocukların tespit edilmesi aşamasında ülkemizde hizmet yapan ilgili kurum, kuruluşların ve STK’ların aktif rol almasını isteyen TÜZDER Başkanı, MEB’de eğitsel tanılama hizmetlerinin yürütüldüğü Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinin de gerekli talebi karşılayacak şekilde personel ve uzmanlık bilgisi anlamında geliştirilmesi gerekeceğini söyledi. Ülkemizde okul öncesi dönemden başlamak üzere ulusal bir tarama faaliyeti gerçekleştirilerek deha ve üstün seviyede olan çocuklarımızın tespit edilmesi gerektiğini dile getiren TÜZDER Başkanı Eren, “Düşüncemize göre tespiti yapılamayan her yetenek toprak altında kalmış kıymetli bir cevher gibidir.” diye konuştu.

İki üniversitede üstün zekâlılar bölümü var

Özel eğitime ihtiyaç duyan her alt türde olduğu gibi üstün zekâlılıkta da amacın çocuğu etiketlemek değil, ihtiyacına göre en ideal eğitim hizmetinin sunulması olması gerektiğini ifade eden TÜZDER Başkanı, erken tanılama ve yönlendirmenin Eğitimde Fırsat Eşitliği ilkesinin de bir gereği olduğu söyledi. Üstün zekâlı çocuklara özellikle temel eğitim bilgisinin verildiği dönemlerde görev almalarında büyük fayda görülen Üstün Zekalılar Öğretmenliği mezunlarının mevcut ihtiyacı karşılayamayacağının düşünüldüğünü anlatan TÜZDER Başkanı, “Şu anda ülkemizde sadece iki üniversitede ilgili bölüm vardır. Hali hazırda mezun olmuş Üstün Zekâlılar öğretmeni sayısı ise 100-200 arasıdır. Üniversitelerde yeni bölümlerin açılması teşvik edilmeli ve mevcut alan öğretmenleri MEB bünyesinde istihdam edilmelidir.” diye konuştu.