Hiperaktivite adını çok duyduğumuz bir kavram. Çocuğu çok yaramaz olan birçok anne “Çocuğum hiperaktif” diyor. Oysa hiperaktivite sadece bir çocuğu hareketli olması anlamına gelmiyor. International Hospital Uzman Psikolog Ferahim Yeşilyurt toplumun yaklaşık yüzde 3 – 6 ‘sında görülen hiperkativite ile ilgili merak edilenleri anlatıyor.

Hiperaktivite sendromu nedir?
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) aşırı hareketlilik, kısa dikkat süresi ve ataklıkla (yetersiz dürtü kontrolü) karakterize bir bozukluktur. Okul öncesi çocuklukta başlayıp yetişkin yaşamda da değişik bulgularla seyredebilen süreğen bir bozukluktur.

Bu çocukların çoğu huysuz, huzursuz, güç bir bebek olarak tanımlanır. Yaşamın ilk bir kaç ayında aşırı hareketlilik, yeme ve uyku bozuklukları görülebilir. Emekleme döneminde veya yürümeye başladıkları zaman çok hareketli ve atak oldukları için birkaç kişinin devamlı bakımını gerektirdikleri söylenir. Çocukların çoğunda belirtiler ana okuluna veya ilkokula başlayınca daha çok dikkati çekmekte, okulda başarısızlık, dikkat eksikliği, sınıfta kurallara uymama, saldırgan davranışlar ve öfke kontrolünde güçlükler yaşanması aileyi tedavi arayışına yöneltmektedir.

Kimlerde görülür? Kız – erkek çocuklarda görülme sıklığı bakımından bir fark var mıdır?
DEHB toplumda yaklaşık %3-6 oranında gözlenir. Erkeklerde kızlara oranda yaklaşık 3 kat daha sık görülür.

Nedenleri nelerdir?
Bozuklukla ilgili ispatlanmış kesin bir sebep gösterilememesine karşın bazı etkenler üzerinde durulmaktadır. Bazı olası sebepler şunlardır:

• Genetik nedenler
• Beyin hasarı
• Nörotransmitterler
• Gıda ve katkı maddeleri
• Psikososyal etkenler