Her çocuğun mutlaka yetenek potansiyeline sahip olduğu matematik, müzik, dans, dil vb. bir alan vardır. Önemli olan bu potansiyelin ortaya çıkması için çocuğun doğru yerde, doğru zamanda, doğru çevreye doğmuş olması ve yetenek alanının üstün yeteneğe dönüşmesi için düzenli olarak desteklenmesidir.

2004’ten bu yana Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Okul Öncesi Eğitim Programı’nda üstün yetenek konusunda dersler veren, “Her Çocuk Üstün Yeteneklidir” kitabının yazarı Dr. Bahar Eriş çocuklarda üstün potansiyel ve üstün yetenek konularında bilgiler verdi.

Çocuğun gelişim basamaklarına erken ulaşması üstün potansiyel işaretidir!

Erken gelişim üstün potansiyel işaretidir ancak gelişimin erken olmaması üstün potansiyel olmadığı anlamında gelmez. Bir çocuk geç yürüyebilir, geç konuşabilir, geç okuyabilir; engeli olabilir, öğrenme güçlüğü olabilir, disleksik olabilir ve bütün bunlarla birlikte üstün yetenek potansiyeli taşıyabilir. Tarihe geçmiş birçok dahi geç konuşmuş, geç yürümüş, geç okumuş. Aralarında disleksi sorunu olan, okulda başarısız olan, okuldan atılmış birçok isim var.

O yüzden her çocuğa daha dikkatli bakmak ve farklı ilgi alanlarını, yetenek alanlarını tanımaya çalışmak gereklidir.

Çocuk 2-3 yaştan itibaren belli alanlara ilgisini ve tutkusunu belli etmeye başlar

Çocuk 2-3 yaşlarından itibaren belli alanlara olan ilgisi ve tutkusunu belli etmeye başlar. Birçok aile hayatta kendi başaramadığı ya da kendi yapmak isteyip de olanak bulamadığı şeyleri çocuğunun yapmasını isteyebilir ancak bu tehlikeli bir durumdur. Çocuk ailenin gitmesini istediği yolda ilerleyip kendini asla gerçekleştiremeyebilir. Dans alanında yetenek potansiyeli taşıyan bir çocuk ailesi istiyor diye istemediği halde fen alanına itilebilir. Hitler ressam olmak istemiş, babası istememiş. Diğer taraftan Picasso’nun babası ressam olsun istemiş ve Picasso da istemiş. Sonuç ortada…