Ergenlik ergenlik dönemi ergenlikte kimlik karmaşası ergenlikte topluma yabancılaşma ergenlikte toplumdan uzaklaşma


Çocukluk yıllarında yeterince güven duygusu kazanamayan bir genç, kimlik arayışı sırasında karşılaştığı engelleri gözünde büyütür, aşılamaz olarak görür. Deneme yerine geri çekilmeyi tercih eder. Fiziksel olarak bir insan topluluğunun içinde yaşamaktadır, ama duygusal olarak toplumdan ve aileden kopmuştur. Bir kimlik sahibi olmak ve sorumluluk almak istemez.

Yukarıda problemli gençler içinde bulundukları psikolojik atmosferi dile getirirken, birkaç gencin kullandığı ifadeler topluma yabancılaştıklarını gösteriyordu. “Ne yazacağımı, nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Kafam karmakarışık. Uzun süre uyumak ve her şeyi unutmak istiyorum. Kendimi çok kötü hissediyorum. Kalabalıktan sıkılıyorum. Kimse beni sevmiyor, ben de kimseleri sevemiyorum. Niçin yaşadığımı bilmiyorum. Yaşamak bile bana sıkıcı geliyor.”

Anne babaların gençle olan ilişkilerinde yaptıkları en büyük yanlış onların kendilerine benzemesini, kafalarındaki şablona uymasını istemeleridir. Bunları yaparken bir zamanlar kendilerinin de genç olduğunu unuturlar. Geniş ailelerde büyükanne ve büyükbaba da aynı yanlış tutumlarını sürdürür, torunların eğitimine müdahale eder, anne babayı yönlendirmeye çalışırlar. İşin tuhaf yanı, anne baba bundan rahatsız olduğu halde kendi çocukları üzerinde aynı baskıyı kurmaya çalıştıklarının farkında değildirler.

Kuşaklar arası çatışma dediğimiz şey, anne babaların çocuklarını kendi zamanlarına ve kendi geleneklerine göre yetiştirmeye çalışmasından kaynaklanmaktadır. Zamanın değişmesi ile birlikte gelenekler de revizyona uğramaktadır. Dedelerimizin, ninelerimizin çocukluğunu yaşadığı elektriğin, telefonun, televizyonun ve bilgisayarın olmadığı o günleri düşünelim. Bir de çocuklarımızın bilgisayarla ders yaptıkları bugünleri düşünelim. Zaman değişiyor derken bunu kastediyoruz. Çocuklarımız anlayış ve bilgi yönünden bizden çok ilerideler. Eğer onları kendi zamanımızın dar kalıpları içine sokmaya çalışırsak, heni onlara haksızlık yapmış, hem de kendi elimizle çatışma alanı açmış oluruz.