Kimse çocuğunu cezalandırmayı sevmez. Çocuklarımızı cezalandırırken onların birtakım duygularını köreltiyor da olabiliriz.

Pedagogların bu konuda söylediklerini anne babalar da tahmin eder: Cezalar ve zorlamalar çocuğu teşvik etmiyor. ‘Rujumu mahvedersen, sana muhallebi vermem’ ya da, ‘Kardeşini kızdırırsan, parka oynamaya gitmeyiz.’ gibi cümleler anlamsız olsalar da sık sık kullanılıyor. Böylece çocuklar ne yapmaları gerektiğini değil, neyi yapmamayı gerektiğini öğreniyorlar. Bu tür hareketler ilk anda etkili olsalar da devamları bir türlü gelmez. Ve bu şekilde anne ve babalar zamanla çocuğun güvenini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır. Çocuk, yasak olan şeyleri yapmama çabasına düşer, merakını ve yaşama karşı olan zevkini kaybetmeye başlayabilir.

Cezaların yan etkisi olmamalı

Ailelerin büyük bir çoğunluğu çocuğuna ceza vermeden yapamıyor. Bazen durum gerçekten işin içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Ama yine de cezaların yan etkileri olmamalı. İşte oyunun kuralları:

Uyarıları ve cezaları sık kullanmamak gerekir. Aksi takdirde ceza zamanla etkisini kaybeder. En mantıklısı, ceza vermeden önce farklı yollar denemek. Hiçbiri işe yaramıyorsa, gerçek bir ceza verin.

  • Ceza ve yapılan yaramazlık arasında bir bağlantı olması gerekir.
  • Çocuğun yanlış davranışı konusunda önceden uyarılması şart. Böylece, fazla tepki görmeden doğru ile yanlışı birbirinden ayırma şansı olur.
  • Çocuk çiğnediği kuralın ne olduğunu açıkça bilmeli.
  • Anne ve baba kendine zor hâkim oluyorsa, bunu çocuğuna yansıtmamalı. Ceza ne kadar resmiyse, o kadar az kırıcıdır. Bu da onu faydalı kılar.
  • Fiziksel cezalar çocuklarda iz bırakır. ‘Yemeğini yemezsen annen seni artık sevmez’ gibi saçma cümleler ve dayak, çocuğu korkak, kendine güvensiz yapar.
  • Ceza dayak ile karşılaştırıldığında daha az ürkütücüdür. Ancak çocuğu tehditle istenmeyen davranıştan uzaklaştırmak her zaman mümkün olmayabilir. Çocuk uyarıldığı halde yaramazlık yapmışsa, önceki tehdit yerine getirilmeli. Yani; ‘Ispanağını yemezsen, çikolata da yok’ denmişse, çikolata gerçekten verilmemeli.
  • Gösterilen tepkiler her zaman önemli. Ancak ceza olayın yaşandığı anda, hemen verilmeli. 2-3 gün önce işlediği bir suçtan dolayı ceza vermek ya da nasihat etmek faydasız. Bazı anne ve babalar sabreder ve yaramazlıklara göz yumarlar. Ve bunlar zamanla birikir ve bir gün çocuğun en ufak bir hareketinde patlak verir.
  • Sorumluluğu diğer eşe yüklemek de başka bir hatadır. Örneğin; ‘Baban eve gelince gününü görürsün.’ gibi tehditler kısa zamanda etkisini kaybederler.