Çocuğa sorumluluk öğretmek çocuğa özgüven kazandırmak çocukla iletişim çocuğu anlamak çocuğu dinlemek


Ailede rol paylaşımını sağlamak: Çocuğun ilk ve temel eğitim kurumu ailedir. Her çocuk, aileden aldığı eğitimin şekline ve kalitesinebağlı olarak bir kişilik kazanır. Araştırmalar, bir çocuğun 6 yaşına kadar büyük çapta kişiliğini tamamladığını gösteriyor.

Çocuğun kişiliği üzerinde okulun fazla etkisi yoktur. Ailenin yanlışlarını öğretmenin düzeltmesi çok zordur.Eğer bir ailede hiyerarşi ve rol paylaşımı yoksa bir düzensizlik söz konusudur. Düzensizliğin ve kuralsızlığın olduğu yerde sorumluluktan bahsedilemez. Bir çocuk, ayakları üzerine dikildiği ve konuşmaya, yani laftan anlamaya başladığı andan itibaren ailedeki kurallardan ve rol paylaşımından haberdar edilmeli;yemek yeme, temizlik, saatinde uyuma, tuvalet alışkanlığı gibi temel konularda eğitilmeli, kendi ihtiyaçlarını yerine getirme alışkanlığı kazandırılmalıdır. Bu yapılırken anne babalar zorlama,tehdit ve ceza yolunu seçmemeli; çocuğa denemesi için fırsat vermeli, başarması için cesaretlendirmeli, olaylara sabırla yaklaşmalı, daima sevgi dilini kullanmalıdır.

Çocuklarda başarısızlık korkusu yoktur. Başarıncaya kadar denemek isterler. “Sen daha küçüksün, yapamıyorsun, bak olmuyor işte!” gibi engelleyici yaklaşımlarla çocuğa başarısızlık korkusunu biz aşılıyoruz. Çocuklar denemeden yeteneklerinin farkına varamazlar. Denedikçe ve başardıkça kendine olan güvenleri artar.

Çocuk adına sorumluluk üstlenmemek: Çocuklar yanlış yapmadan doğruyu öğrenemezler. Deneme-yanılma en etkili öğrenme mekanizmasıdır. Eğer anne-babalar çocuk adına sorumluluğu üstlenir, yanlış yapacağı endişesiyle daima neyi nasıl yapacağını söyler ve her davranışını gözetim altında bulundurursa; çocuk kendi başına bir iş yapmaya cesaret edemez. Sorumluluk almak istemez, neyi nasıl yapacağını devamlı anne babaya sorar. Dehanın önündeki en büyük engel müdahaledir. Her işine müdahale edilen bir çocuk, ne kadar zeki olursa olsun, dehasını gösteremez.