Çocuklarda sessizlik kavramı çocuk eğitimi çocuk davranışları çocuklarda sessizlik


Bir gün sınıfa kucağımda dört aylık bir kız çocuğuyla girdim.Avluda bekleyen anasından aldığım bebek, o semtte adet olduğu üzere sımsıkı kundaklanmıştı. Öyle sakin duruyordu ki, bayıldım.Öbür çocuklara da bu hayranlığıını ileteyim istedim. “Bakın, nasıl sesi çıkmıyor! Hiçbiriniz bu arkadaşınız gibi sessiz duramazsınız,eminim,” dedim şakacıktan. A, bir de baktım hepsi büyük bir dikkatle gözlerimin içine bakıyor, can kulağıyla dinliyorlar beni. “Bakın,” diye devam ettim, “nasıl sakin soluyor!” Hiç biriniz onun kadar sakin soluyamazsınız!” Çocuklar şaşaladılar, hemen ardından soluklarını tutmaya kalkıştılar. Çıt çıkmıyordu ortalıkta. Saatin nicedir işitilmeyen tiktağı duyulur oldu.

Adeta küçük kız, odaya günlük yaşamda rastlanmadık bir sessizlik havası getirmişti. Kimsenin çıtı çıkmıyordu. Herkes sessizliği yaratmaya, içine sindirmeye bakıyordu. Bütün çocuklar bu işe koyulmuşlardı. Coşkunlukla demeyeceğim, çünkü çoşkunlukta da ateşli ve aşikar bir yan vardır, oysa buradaki çaba çok daha derin bir özlemden kopup gelmeydi. Kıpırdamadan duran, elden geldiğince sessiz nefes almaya çalışan çocukların yüzünde, ancak murakabeye varmışların yüzlerinde görünen hem uyanık, hem huzur içinde bir ifade vardı. Yavaş yavaş bu etkileyici sessizliğin ortasında taa uzaktan gelen su damlalarının şıpırtısı ya da, bahçede bir kuşun şakıyışı gibi belli belirsiz sesler duyulmaya başlandı.İşte sessizlik alıştırmasının kökeni buydu.

Bir gün sessizliği, çocukların duyma gücünün keskinliğini ölçmede kullanmak aklımıza geldi. Uzaktan tek tek adlarını fısıldadım.Adını duyan ayaklarının ucuna basarak yanıma gelecekti. Çocukları böyle uzun süre sabırla beklemeye zorlamanın bir bakıma insafsızlık olacağını düşünerek gönüllerini almak için şeker, çikoIata getirmiştim. Bunlara iltifat eden olmadı. Hani nerdeyse kalkıp bana, “Bu güzelim deneyi bozma, aklımıza karıştırma,” diyeceklerdi. Böylece çocukları sade sessizliğe değil, bu sessizlik içinde kendilerini belli belirsiz çağıran seslere karşı da duyarlı olduklarını anladım. Parmaklarının ucuna basarak bana doğru geliyorlar, gelirkende bir yere çarparız da bir gürültü çıkar diye içieri titriyor.