korkan çocuk



Korku, bazı ailelerde ya da okulda bir disiplin aracı olarak sık kullanılmaktadır. “Beni üzersen hastalanıp ölürüm annesiz kalırsın.” “Seni disipline vereceğim, başka okula gidersin.” gibi sözler çocukları içten içe tedirgin ederek bir süre içine sindirebilir. Buna benzer; çocuğu suçlama, sindirme ve kendine acındırma yaklaşımları çocukta korkunun gelişmesine neden olmaktadır.

Kimi evde çocuk, korkutulmadığı halde ürkektir, korkaktır. Anneler çocuklarını hiç korkutmadan eğittiklerini söylerler ancak temelinde annenin kendisinin birçok korkusu olduğu ortaya çıkar. Örneğin annenin; yanlarına kedi köpek yaklaşınca ürküp sıçraması, evde böcek görünce çığlığı basması, kocası evde yokken çocuklarını yanına almadan yatamaması gibi davranışlar içinde olması çocukta korku duygusunun oluşmasına neden olabilir.Korkutma yönteminin hiç kullanılmadığı evlerde sıklıkla görülen başka bir durum da aşırı koruyucu ve kollayıcı tutumdur. Bu tutumla yetişen çocuğa; ”Aman, düşersin!” “Çocuklara sokulma, döverler.” ” Sen karşıya geçemezsin, dur ben geçireyim.” diyerek çevrenin tehlikelerle dolu bir yer olduğu inancı aşılanır. Çocuk adım atsa yanında birisi vardır ve yardıma hazırdır. Özgürlüğü bu denli kısıtlanmış bir çocuk, neyin tehlikeli, neyin tehlikesiz olduğunu öğrenmeye olanak bulamaz. Her şeyden ürker, kendi gölgesinden bile korkar.

Kimi evlerde sık başvurulan bir yöntem de Tanrı’yı yardıma çağırmaktır. “Sus, Allah,seni taş eder! Çarpılırsın! Allah her yaptığını görür!” gibi. Bu yönteme sık sık başvurulması, çocuğun kendini kötü hissetmesinin yanında Allah’a karşı öfke ve korku duyguları geliştirmesine yol açabilir.