Çocuklarda kekemelik çocuklarda kekemelik tedavisi kekemelik kekemelik tedavisi


Seslerin, hecelerin veya kelimelerin söylenmesinde takılmalar, tekrarlamalar ve uzatmalar biçimindeki sözlü anlatım güçlüğüne kekemelik diyoruz. Çoğu zaman kekemeliğe dil, dudak ve çene gibi konuşma organlarının hareketleri ve beden hareketleri eşlik eder. Bu hareketler, bir bakıma, güçlükten kurtulma çabası olarak yorumlanabilir. Kekeme çocuğun o anda yüz ifadesi de değişir. Genellikle yanaklar şişer, gözler kırpışır, dudaklar uzar ve yüz kızarır. Çocuk sanki boğulur gibi zorlanır.

2,5-3,5 yaşlar arasında çocuklarda düşünme hızı ile konuşma hızı farklıdır. Düşünme hızı, konuşma hızından daha yüksektir. Özellikle heyecanlı olduğu zaman, düşünme ile dili birbirine karıştırır. Kelime dağarcığı kısıtlı olmasına rağmen çok şey söylemek ister. Duygularını ifade edecek kelime bulamayınca kekeler. Bu kekeleme, aslında dil bozukluğu olmayıp deneme-yanılma yolu ile doğru kelimeyi bulma çabasıdır. Üzerinde durulmadığı ve önemsenmediği zaman, çocuğun kelime haznesi arttıkça kendiliğinden geçer.

Ciddiye alınması gereken kekemelik, 5-6 yaşlarında ortaya çıkan ve temeli psikolojik nedenlere dayanan kekemeliktir. Kardeş kıskançlığı, aşırı baskı, suçlama, başka çocuklarla kıyaslama çocuklarda ruhsal gerginliğe yol açar. Ruhen gergin olan, üzerindeki korku sebebiyle öfkesini ve tepkisini ifa de edemeyen çocukta çağrışımlar zayıflar, çelişki içindedir, kelime bulmakta zorlanır ve kekeler. Kekeme çocuğun sosyal iletişimi zayıftır. Kınanmaktan ve küçük düşürülmekten korktuğu için arkadaş gruplarına katılmaz.

Aileler, kekeme çocukla alay edilmeyeceğini öğretmedikleri için, bazı çocuklar kekeleyen çocukla alay ederler ve daha çok kekelemesine sebep olurlar. Sınıfta öğretmenine cevap vereceği zaman kekeleyen bir çocuk şarkı söylerken veya telefonda konuşurken kekelemeyebilir. Yorgunluk, ruhsal gerginlik, uykusuzluk, açlık gibi vücudu zayıf düşüren durumlarda kekeleme artabilir.