yüzen çocuk



Swatch reklamlarında dikkat ettiyseniz, ”zaman, onu nasıl değerlendirdiğinize bağlı” diye bir yazı geçer. Anne-baba kimliğindeki göreviniz gelecekle ilgili hayal kurmakla sınırlı kalmamalı, göreviniz şimdi, ödülünüz şimdide ve gelecekte yer alıyor. Arthur Sells der ki: ”Gün boyunca meşguldüm; oynamamızı istediğin küçük oyunları seninle oynamaya zamanım olmadı. Sana pek zaman ayıramadım. Elbiselerini yıkar, dikiş diker, yemek yapardım, ama resimli kitabını getirip yaşadığın zevki benimle paylaşmak istediğinde ‘daha sonra oğlum’ derdim. Uyuduktan sonra üstünü örter, dualarını duyar, ışığı kapatır ve parmaklarımın ucuna basa basa kapıya yönelirdim. Keşke bir dakika daha kalsaydım. Çünkü yaşam kısa, yıllar hızla akıp gidiyor; küçük bir çocuk çok hızlı büyüyor. Değerli sırlarını tuttuğunuz küçük çocuğunuz artık yanınızda değil. Artık resimli kitaplar ortadan kalktı, oynanacak oyun yok. Bunların hepsi geride kaldı. Bir zamanlar meşgul olan ellerim hala yerinde; günler boş ve uzun. Keşke geri dönüp benden istediğin o küçük şeyleri yapabilme fırsatım olsaydı…” Bebekler, duyularıyla keşfeder, olumlu duygusal, fiziksel, zihinsel deneyimler yani anne-babanın dokunması, sallaması, konuşması, gülmesi, şarkı söylemesi gün içinde tekrarlandıkça beyin gelişiminin temeline katkıda bulunulur. Algılamada, duyusal yeterliliklerin rolü çok büyüktür, nesneyi görmek, sesini duymak, dokunmak, tadına bakmak ona bilgi verir, kayıt yapar. Çocuklar da bizler gibi, belirsiz bir zaman içinde, belirgin bir geleceği yaşarlar.

Zihinsel hayatları da, idrak ve farkındalıklarının gelişmesiyle ilerler. Zihinsel hayatlarının şekil alması ve düşüncelerinin oluşması ise, bilginin kazanılması ve bilginin, hafızaya kaydedilmesiyle başlar. Bilgiye ulaşabilmesi ise duyuları aracılığıyla olur. Duyulardan bazıları daha çok bilgiyi sağlarken, bazıları da acı ve zevki taşı. Örneğin görme, duyma, dokunma daha çok bilgi taşırken; koklama ve tat alma da zevk ve acı taşıyıcılığı yapıyor. Çocuklarınızla zaman geçirmek evet önemli; fakat zamanı nasıl geçirdiğiniz daha da önemli. İdrak ve farkındalıkları hızla gelişirken hep yenilikler, yeni bağlantılar ve deneyimler arayışı içinde olduklarından her zaman sizin kaliteli birlikteliğinize ihtiyaçları vardır. Çocuk, içinde bulunduğu dünyayı anlamak için sürekli bir çaba içindedir. Basitten başlayıp, giderek karmaşıklaşan, zihinsel bir düzen geliştirirken, çevresine de uyumlanmayı öğrenir. İlk gününden itibaren de, bu keşif yolculuğunda, doğuştan gelen duyusal ve de hareketsel yeteneklerini kullanır.