çocuklarda hafıza



Düşündüğümüz veya bir şeyler hatırladığımız zaman genellikle kafamızın içinde devam eden içsel bir diyalog oluştururuz. Buradan hafızamızın büyük bir kısmının sözel beceriye de sahip olduğunu çıkarabiliriz. Fakat söz konusu bebekler olduğunda bu durum aynı olmaz çünkü bebeklerin diyalog kurma yetileri henüz gelişmemiştir. İşte bu da bize bebeklerin neden çok iyi hatırlayamadıklarını açıklayan bir diğer sebeptir. Yine de bir bebek konuşmaya başlamadan önce gördüğü en sevdiği TV programlarından, konuşmayı öğrendikten sonra bahsedebilme becerisine sahiptir. Bu da bize bilinçli anıların depolanma sürecinde dilin bir ön koşul olmadığını gösterir.

Araştırmacılar bebeklerin konuşabildiklerinden çok daha fazlasını hatırlayabildiklerini ancak bu anılarını dile getirme yetilerinin olmadığını düşünüyor. Sonunda konuşma becerilerini geliştirdiklerindeyse bu anılar hatırlanmak iÇin fazla eskimiş oluyor. Anlatı gücümüz geliştikten hemen sonra olaylar arasındaki ilişkileri görebilme ve kendi hatıralarımızı bir zaman, yer ve nedensellik çerçevesi içine oturtabilme yetimiz de gelişmeye başlar. Fakat bu çerçeve içine sadece çocukluktan ileriki hayatımıza olan geçişte yaşadığımız anılarımızı yerleştirebiliriz. Yani bebeklikte yaşadığımız şeyler çerçevenin dışında kalır. Yaşadığımız bu hafıza kaybı geçen zaman nedeniyle yaşanmaz. Bu yaşlarımızda belleklerimiz gelişimini bütünüyle tamamlamamış olduğundan bebeklik anılarımız depolanma sürecine girmez veya bu süreci yaşasalar dahi bir yetişkin olduğumuzda artık ulaşılması imkansız hale gelir.