akran ilişkisi



Okulla birlikte çocukların, uyanık oldukları vaktin %40’ını akranlarıyla beraber geçirmeye başladıkları tahmin edilmektedir. Bu süre okulöncesi yaşta akranlarıyla birlikte geçirdikleri zamanın yaklaşık iki katına denk gelmektedir. Bununla orantılı olarak ebeveynle geçirilen süre de azalmaktadır. Akranlarla birlikte geçirilen vaktin bir kısmında yetişkinlerin denetimi sürerken (örneğin, okul ya da okul dışı spor ya da sanat faaliyetleri sırasında) bir kısmında çocuklar tamamen baş başa kalmaya başlar. Okul çağında büyüklerin kontrolü olmadan etkileşime geçebilme fırsatı çocuklara farklı bakımlardan katkı sağlar. Öncelikle büyüklerin müdahalesi yokken, çocuklar ödev yapmak gibi yapılandırılmış aktiviteler yerine daha çok serbestçe oyun oynarlar. Yetişkin denetimi olmadan akranlarla geçirilen vaktin en büyük kazanımı ise çocukların grup uyumunu sağlamak için otorite oluşturma ya da uyumlu davranma gibi konuları kendi kendilerine çözmek zorunda kalmalarıdır.  Akranların baş başa olduğu durumlarda zaman zaman güçlü ve baskın çocuk otoriteyi ele geçiriyor olsa da bu tavrın her zaman işe yaramadığı görülmekte ve çocuklar daha çok müzakere etme, tartışma, çatışma, fedakarlıkta bulunma ve sonunda uzlaşma yöntemleriyle uyum için gerekli otoriteyi sosyal olarak kabul edilir şekilde sağlamayı başarmaktadır.

Okul çağında akranlarla daha çok vakit geçirmeye başlayan çocuğun kişilik gelişimi hızlanır. Okulöncesi dönemde, daha çok aile üyeleriyle vakit geçiren çocuğun sosyal rolleri ve kişiliğini ortaya koyacağı durumlar ister istemez sınırlıdır. Örneğin, genelde evde büyüklerle vakit geçiren bir çocuğun sosyal davranışlarında ya büyüklerin itaat alanına girmeye alışıp pasifleştiği ya da büyükleri manipüle etmeyi benimseyip kontrolsüz bir hale geldiği gözlemlenir.  Ancak çocuk okulla birlikte akranlarıyla daha çok vakit geçirmeye başladıkça bu sosyal davranış kalıpları yeterli gelmemeye başlar ve çocuk sosyal uyumu yakalamak için çok daha farklı tutumlar, yaklaşımlar geliştirmek zorunda kalır.  Örneğin, evde çok talepkar olan, istedikleri yapılmayınca sert tepkiler veren bir çocuk akranlarıyla oyunda çok daha uyumlu ve uzlaşmaya açık davranabilen bir yapı geliştirebilir ya da evde büyüklerin fazla korumacılığı dolayısıyla pasifleşen cesaretini yitiren bir çocuk oyun alanında akranlarıyla son derece atılgan ve katılımcı olabilir.