Öğretmen nasıl olmalı çocuklarda yetişkin baskısı çocuğa baskı yetişkinlerin çocuğu küçük görmesi çocuk psikolojisi


Öğretmenliğe, sırf öğrenim yolundan hazırlanacağını sanan öğretmen, yanlışa düşmektedir. Bir öğretmenden beklenen ilk yetenek, görevine yatkın olmasıdır. Çocuğu gözlemleme yöntemimiz son derece önemlidir. Eğitimi sadece kuramsal yönüyle bilmek yeterli değildir. Öğretmenin, sistemli bir şekilde kendi kendini inceleyerek hazırlanması gerektiğinde ısrar ediyoruz. Ancak böylelikle temelli kusurlarını ve çocukla ilişkilerini köstekleyen yanlarını anlayıp, bunları içinden söküp atabilir. Bu bilinçaltı aksaklıkların meydana çıkarılması özel bir çeşit eğitime ihtiyaç gösterir.

Biz öğretmenler, kendimizi başkalarının gözüyle görmeye alışmalıyız. Bu da, öğretmenin bir çeşit çileye hazır olması demektir. «Çocuğun eğilimlerin ile, «Çocuğun hatalarını düzeltmek» ile uğraşacağım derken, kendi kusurlarını, kendi eğilimlerini incelemeyi bir yana bırakmak kadar büyük bir hata olamaz. Öğretmenin bu iç hazırlanımı, din adamlarının arandığı kusursuzluk ve arınmışlıktan bambaşka bir şeydir. İyi bir öğretmenin kusurlardan ve zaaflardan tamamiyle arınmış olınası gerekmez. Öte yandan hiç durmadan kendi iç yaşamını geliştirmeye savaşan bir öğretmen bile, çocuğu anlamasını önleyen çeşitli kusurlarını görmeyebilir. Onun içindir ki, etkin öğretmenler olmak istiyorsak, bizden daha iyi yetişmişlerin kılavuzluğunu benimseyip, onların öğütlerini gözönüne alabilmeliyiz.

Nasıl bir doktor, hastasının vücudunu saran illetlerin neler olduğunu anlatırsa, biz de geleceğin öğretmenlerinde gördüğümüz ve çalıştırmalarını engelleyebileceklerini kestirdiğimiz kusurlarına parmak basmalıyız. Söz gelimi, öfkenin, insanı doğru yoldan saptıran,çocuğu anlamasını engelleyen belli başlı bir maraz olduğunu belirtmeliyiz. Nasıl belalar bir başlarına gelmezlerse, öfke gibi kusurlar da yanları sıra türlü belaları birlikte getirir. Ve işin acısı, böyle kusurlar iyilik kisvesine de bürünebilir.