Baba figürü tüm kültürlerde güven ve otorite anlamına gelir. Bir babanın kız çocuğuna sergilediği tutumlarla erkek çocuğuna olan davranışları arasında ise ciddi farklar vardır.

DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Psikolog Dilek Doğu, kız ve erkek çocuklarla baba ilişkisindeki farklar konusunda bilgiler verdi.

Erkek babası olmak

Babalar ve oğulları arasındaki çatışma, antik ve çağdaş edebiyatın temel konularından ve sorunlarından biri olmuştur. Dünya ve Türk Edebiyatı’nda “baba” imgesine korkulan ve alt edilmesi gereken bir otorite ve benzemekten ölesiye korkulan bir örnek olarak başvurulmuş ve sancılı baba-oğul ilişkilerine yer verilmiştir.

Namık Kemal’den Mehmet Akif’e, İlhan Berk’ten Ece Ayhan’a ve Cevat Şakir’e kadar edebiyatımızın önemli isimlerinin baba-oğul ilişkisini ele aldıklarını görürüz. İlginçtir ki, çoğu öykü yazarın kendi yaşamı ile de ilintilidir. Gelenekçi – modern, doğu – batı gibi karşıtlıklar etrafında şekillenen bu baba-oğul ilişkisinin temel özelliği; kopuk, gergin ve çelişkili bir karakter çatışması olarak sürmesidir.

Baba-oğul arasındaki çatışmalar ve çekişmeler her kültürde ve her devirde vardır. Babalar, genellikle oğulları ile özdeşim yaparlar ve onları kendileri gibi algılarlar. Bu nedenle çocuklarının kendilerinden çok daha üstün, başarılı, yetenekli ve neredeyse mükemmel olmalarını beklerler. Gerçek oğullarla, idealize ettikleri oğullar örtüşmez. Bu yüzden de oğullarının başarısızlıkları, olumsuz davranışları, hataları, kötü alışkanlıkları, babaları öfkelendirir ve onların baskın ve otoriter tutumlarını, saldırgan yönlerini ortaya çıkarır.