Çocuklarda suçluluk duygusu çocuk psikolojisi çocuklarda cinsel gelişim çocuklarda cinsel konulara merak


Bu dönemde çocuğun motor gelişmesi hızla olgunlaşırken, cinsel organlara yönelik ilgileri de artmıştır. Çocuğun hareket becerisi ve zihinsel güçlerinin artışına bağlı olarak, eylem alanı, istek ve emelleri de genişlemektedir. Çocuk, düşüncede ve eylemde cinsel konulara, bilinmeyen şeyleri öğrenmeye, çevresinin çapını genişletmeye yönelmiştir. Cinsel ayrılıkları tanıması, bu ayrılıklarla ilgili bilmediği birçok şeyi de öğrenme isteğini kamçılar.

Anne artık yalnızca çocuğa bakım veren en yakın kişi değil, aynı zamanda karşı cinsten anlamı olan bir kişidir. Anne ya da baba ile özdeşim yaparak çocuk benliği gelişir, üst benlik oluşmaya başlar. Çocuk, içinde bulunduğu toplumun rollerine, işlevlerine, kurallarına göre davranmaya yönelir. Çocuğun psikososyal gelişiminin bu evresinde, cinsel konulara dalması, bitmek bilmez bir öğrenme merakının ortaya çıkması, anne ya da babanın yerine geçmeye özenmesi ve bu doğrultuda emeller beslemesi girişim duygusunun öncüleridir.

Girişim her eylemin zorunlu bir parçasıdır. İnsanlığın her öğrenmesinde, her eyleminde en önemli başlatıcı öğedir. Bu evrede oluşan temel, toplumsal işlev-örüntü ‘becermedir’. Erikson, bu sözcükte saldırma ve elde etmenin sağladığı bir doyum olduğunu söyler. Bu evrede yaşanılan psikososyal bunalımın, çocuğu ağır suçluluk duygularına sürüklememesi gerekir. Çocuksu eylemleri, atılmaları, soru sormaları ve cinsel ilgileri yüzünden sık sık korkutulan, ceza gören çocukta giderek ağır suçluluk duyguları doğuran bir üst benlik oluşur.