3 yaş ince motor



Genel Öneriler

Zor ve yorucu bir dönemden sonra sizin için ” altın çağ ” sayılabilecek, çocuğunuzda dengenin ve uyumun hakim olduğu bir döneme ayak basıyorsunuz. Bu dönemde çocuğunuzun yanınızda dolaşması sizin için mutluluk ve sevinç kaynağı olacaktır. Şimdi koltuğunuzçı oturup rahat bir nefes alırken, çocuğunuzun üçüncü yaşında sizi neler bekliyor onlara bir göz atalım. Korkmanıza gerek yok, çocuğunuz her ne kadar size bağımlı olmaktan kurtulamadıysa da; yürümeye ilişkin hareketleri rahatlıkla yapması, konuşmasının iletişim kuracak düzeyde anlaşılır olması, arkadaşlarıyla oyun oynayabilmesi, hatta hayali oyun arkadaşlarının olması bile sizin işinizi kolaylaştıracaktır. Bu dönemde çok fazla kısıtlamalara girmenize gerek de kalmayacaktır. Çünkü o sevimli yumurcak şimdi de sizin gözünüze girebilmek için elinden geleni yapmaya çalışacaktır. 3 yaş çocuğu yaşamayı sever, kardeşlerini sever ve onlarla uyum içerisindedir. Anne babasıyla olmaktan mutluluk duyduğu gibi arkadaşlarıyla birlikte olmaktan da büyük haz alır. Arkadaşlarıyla oyununu çok uzun sürdüremez. Arada anlaşmazlıklar çıkabilir, fakat sırasının gelmesini beklemeyi, paylaşmayı ve sabırlı olmayı öğrenir. Eğer çalışan bir anneyseniz çocuğunuzu bu yaşta yuvaya verebilirsiniz. Çalışmıyorsanız tam gün göndermek için 3 yaşını doldurmasını bekleyin. Fakat oyun arkadaşları yoksa ara sıra belli saatler için yuvaya bırakabilirsiniz. Arkadaşlarıyla bir araya gelebilmesi için bir yetişkin denetiminde akran grupları kurarak oynamalarını sağlamak da çocuğunuzun sosyal gelişimi için önemli bir adımdır. Hayal gücü oldukça geniş olan bu dönem çocuğu kendi kendine oynarken bile yalnızlıktan hoşlanmadığı için hayali arkadaşlar uydurur ve onlarla oynar. Endişe duymanıza hiç gerek yok, çünkü bu hayali arkadaşlar birkaç sene daha çocuğunuzun yanında bulunup daha sonra terk edileceklerdir. Zira bu dönemde çocuğunuz gerçek olanla olmayanın sınırlarını tam olarak ayırt edemediği için bu tür oyunlar uydurmaya gerek duyuyordur. Yine taklit yoluyla kazandıklarını bu tür hayali oyunlarla dışa vurması onun deşarj olmasını sağlar. Örneğin; annesi ona kızdığında o da bebeğine kızar, kardeşini kıskanıyorsa bunu oyun yoluyla dile getirip nefretini dökebilir. Babasının veya annesinin yaptığı işi oyununa katan bir çocuk, onları görmediği zamanlardaki hasretini bu şekilde giderebilir. Uyku, yemek ve tuvalet alışkanlıkları büyük ölçüde rayına oturmuştur. Ama hôlô uykuya giderken annesi veya babasının yanında gelmesini, ona kitap okuyup rahatlatmasını ister. Önceden çocuğunuzun içinde birikmiş olan birtakım huzursuzluklar, hayal gücünün de geli·şmesiyle belirli endişe ve korkulara dönüşebilir. Bu dönemde çocuklar karanlıktan, köpeklerden, ölümden ve kazalardan korkabilirler. Bu tür korkuları olan çocuklar yatağa gitmek iste mezler. Onu anladığınızı belli edin. Ona sarılıp okşayarak güven verin. Duygularını anlatmasına fırsat tanıyın. Karanlıktan korkuyorsa odasını zifiri karanlık yaparak onu bu korkusuyla başbaşa bırakmanız korkusunu yenmesini sağlamaz, daha fazla endişe duymasına neden olur. Odasında ufak bir ışığın açık kalmasına izin verin. Korkan çocuğunuza ürkütücü masallar anlatmayın. Ama yatmadan  önce ona kitap okumanız, rahatlamasını sağlayacaktır. Odasının Gi kapısını açık bırakmasına izin verin. İçeriden gelen sesiniz ona güven verecektir. Tuvalet eğitimini çok katı olarak vermişseniz, çocuğunuz  yatağını ıslatmaktan korktuğu için de uykuya gitmek istemeyebilir. Ona rahat olmasını, ara sıra yatağını ıslatmasının bir problem olmayacağını söyleyin. Tuvalet eğitimi büyük ölçüde kazanılmış olduğu halde ara sıra gündüz, daha sıklıkla da gece kazalar olabilir. Bu tür kazalara cezalandırıcı ve azarlayıcı bir tutumla yaklaşmayın. Eğer çocuğunuza fırsat vermişseniz yardımla da olsa kendi kendine yemek yemeyi başaracaktır. Belirli öğünlerde aile sofrasında yerini almasının dil gelişimine de katkısı olur. Bağımsızlık için mücadele veren çocuğunuzun öz bakım, yemek, giyinmek gibi işlerini başarabilmesi, kendisine olan güvenini geliştirecektir. Bırakın çocuğunuz ne giyeceğine, ne yiyeceğine kendisi karar versin. Alışverişe birlikte gidip bütçenize uygun ayırdığınız birkaç giysi arasından seçim yapma fırsatı bulsun. Kitap almaya birlikte giderek, kendi isteğine göre kitaplar alsın. Birer yetişkin ç>lduklarında özgür ve bağımsız olarak görmek istediğiniz çocuklarınıza, bu yaşta fırsat vermezseniz, ilerleyen yaşlarda bunu başarmaları güç olacaktır. Konuşmaktan zevk alan ve konuşma ortamı sağlamak, merak duygusunu yenmek için soru makinesine dönüşen üç yaş çocuğunuz, dinlemekten de aynı oranda zevk alacaktır. Basit ve bol resimli hikayelerle çocuğunuzu eğlendirebilir, kelime hazinesini geliştirebilirsiniz. Bu döneme kadar ben merkezci olan konuşma biçimi artık sosyalleşmeye doğru ilerleme gösterir. “Benim evim” yerine “bizim evimiz” gibi ifadelere rastlayabilirsiniz. Çocuğunuza artık kısa emir cümleleri kullanmak yerine, sıfatlar, zamirler gibi tanımlayıcı sözcükler kullanarak konuşmasını zenginleştirin.